Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam’ı Anlamak–10’dan Notlar

Eklenme Tarihi: 05 Eylül 2018

Afife ARTIK

Risale Akademi Sürekli Eğitim Merkezinde (RASEM) gerçekleştirilen programda bu hafta “Mirkatü’s-Sünne ve Tiryak-ı Marazü’l-Bid’a” namındaki On Birinci Lem’a’nın nüktelerindeki konular müzakere edildi.

Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam’ın anıldığı yer güzelleştiği ve ondan bahsetmek her zaman nur ve huzur vesilesi olduğu fehvasınca, bu güzel müzakerelerden az da olsa bir kısmını sizinle paylaşarak bu güzellikten sizi de nasibdâr etmek istiyorum.

-Sünnete tâbi olan ile olmayanın misalleri semaya çıkmak isteyen iki adamın meseli gibidir ki, bu adamlardan biri kolayca semaya vâsıl olur, ulaşır, diğeri ise, asla semaya yaklaşamaz. Bu durum Mesnevi-i Nuriye’de bu şekilde ifade edilmiştir: “Ve keza sünnetleri, sanki semadan tedelli ve tenezzül eden ipler gibi gördüm ki, onlara temessük eden yükselir, saadete nail olur. Muhalefet edip akla dayananlar ise, uzun bir minareyle semâya çıkmak hamakatinde bulunan firavun gibi bir firavun olur.” (Mesnevi-i Nuriye s.66)

-Sünnet kelimesinin sözlük anlamı; “izlenen yol, yöntem, örnek alınan uygulama, örf ve gelenek”tir.

-Peygamber Efendimizin (asm) sünnetinde yer alan hükümlerin bazısı Kur’an’daki hükümler ile bire bir örtüşür, bazısı Kur’an’ın hükümlerini izah ve şerh eder ve bazısı da Kur’an’da hakkında hüküm bulunmayan konularda hüküm bildirir.

-Velayet yolları içinde en müstakimi, en parlağı, en zengini sünnet-i seniyyeye ittibadır. İmam-ı Rabbanî hazretleri (ra) de kendi seyr-i süluk-ı ruhânisinde, evliyanın tabakaları içinde, en parlak, en haşmetli, en letâfetli, en emniyetli olarak sünnet-i seniyyeye ittibaı esas alanları gördüğünü bildirmiştir.

-Sünnet-i Seniyeye muvafık hareket eden fert, elinde pusula bulunan bir yolcuya benzer ki, ne yöne gideceğinden emindir, tereddüt yaşamaz. Bu nedenle Sünnet-i Seniyyeye uygun hareket edenlerde bir tevekkül ve teslim hâli vardır, tereddüt ve telaştan uzaktırlar. Çünki nasıl hareket edecekleri konusunda harika bir rehberleri vardır. Endişe etmezler.

-Allah, kelamı olan Kur’an-ı Hakîm’de pek çok ayetlerde Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam’a uymayı emretmektedir. Yazımızda kısa notlar sunmayı vaad ettiğimizden ayetlerin metinlerini sizlere havale ederek geçtikleri sûreler va âyet numaralarını veriyorum; Haşir 7, Necm 3 ve 4, Ahzab 21, Nisa 13 ve 14 ve 59 ve 60 ve 65 ve 69 ve 80, Âl-i İmran 132. Biz Kur’anı esas alıyoruz deyip de sünneti önemsemeyenlerin vicdanları titresin!!! Kulaklarında Hak söze açık kanal kalmamış. Görünüşe bakılırsa veyahut kulakları öyle rasaslarla örtülmüş ki, keyiflerine hitap edenden ve nefis ve şeytanlarının kendi içlerinde tasdik ettiklerinden başka söz giremiyor.

-İbn-i Mace’den nakledilen bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam; “Benim sözümü işitip iyice anlayan ve işittiği gibi başkasına aktaranın Allah yüzünü ak etsin” buyurmuştur.

-Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam; “sünnetimden yüz çeviren benden değildir” buyurmuşlardır. (Buhari, Müslim)

-Sünnet, Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselamın sözlerinden, fiilerinden ve tavırlarından çıkmıştır. Bediüüzaman Said Nursî Risale-i Nur Külliyâtında bunu “akvalinden, ahvalinden ve etvarından” diyerek tarif etmiştir. Bazı hükümleri Peygamberimiz (asm) bizzat söylemiş, bazılarını fiilleri ile yaparak göstermiş, bazı şeylere ise onaylayıcı tavır sergilemek ile hükmün zahir olmasına vesile olmuştur. Sözleri ile ifade ettiği sünnetlerin Kur’an hükümleri gibi bağlayıcılığı vardır.

-Sünnete ittiba etmek, bir esmanın hükmünü icra etmek; Cenab-ı Hakkın isimlerinden birine mazhar olmak, o isimden gelen feyiz ve nurlara mukabil durmak anlamına gelir. Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam’ın hangi sünnetine ittiba ile Cenab-ı Hakkın hangi ismine ayine olunduğu bir araştırma konusudur. Meselâ ticarette Efendimizin sünnetine muvafık hareket eden bir tüccar Cenab-ı Hakkın El-Emîn simine âyine ve o isimden gelen nurlarla feyizyâb olduğunu söyleyebiliriz. Bir hâkim hüküm verirken hakkaniyet konusunda ve ahkâmda Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam’ın sünnetine uyuyor ise, Cenab-ı Hakkın Hâkim Âdil isimlerinin dairesinde hareket ediyor diyebiliriz. Bunlara kıyasen Peygamberimizin (asm) sünnetleri, her isimden feyiz almaya vesile olacak kapılardır.

- Reklam -


popüler cevapdünya atlası