Said Nursi ve Mevlana çağının sesidir, temsilidir

Eklenme Tarihi: 30 Mayıs 2013 | Güncelleme Tarihi: 09 Ekim 2017

Bediüzzaman vefatından bir gün önce Mevlana’ya selam vermiş ve Konya üzerinden Urfa’ya gitmiştir. Bediüzzaman’ın bu ziyareti ile ilgili yapılan tanıtım filminin üzerinden on beş yıl geçti, bir on beş yıl daha geçsin istemiyoruz diyen Risale Akademi Kurucu Üyesi Dr. İsmail BENEK’in Uluslar Arası Said Nursi ve Mevlana sempozyumu açış konuşmasında Bediüzzaman ve Mevlana’nın ortak ve farklı yönlerini şöyle sıraladı:

Her ikisinin de Mesnevi’si var. Mevlana’nın Şems’i, Bediüzzaman’ın Konyalı Zübeyir’i var.

Birisinin Mevlevihanesi, birinin de dershanesi var. Birinin müştakları Mevlevi birisininki de Talebe’dir.

Birisinin sema ve semazenleri var, diğerinin semaya nazar eden tefekkürü var.

İkisi de dönüş halindedir. Biri kalbinin etrafında sevgi ve aşk çemberinde dönerken, diğeri kâinattan halıkını sorarak Ayetü’l-Kübra ile kâinat turu yapmaktadır.

İkisi de Hak aşığıdır. Birisi Hakkın aşk mecrasına, diğeri şefkat mecrasına taliptir.

İkisi de eğitim, tedrisat, usül ve erkân sahibidirler. Biri tasavvufi derinliğin muhabbet meyvelerini verirken diğeri tefekküri zeminde iman esaslı meyveler vermiştir.

İkisi de Mesnevi’leri, mektupları ve rubaileri ile çağlar üstü mesajlarıyla birbirlerine selam vermişlerdir.

İkisi de çağının sesidir, birer temsilidir.

Konya Sabri Halıcı, Zübeyir Gündüzalp, Mustafa Türkmenoğlu, Mustafa Özsoy, Sadullah Nutku, Ahmet Gümüş, Halil Uslu gibi Nur kahramanları yetiştirmiş bir ocaktır.

Mevlana döneminde Moğollar her yeri istila ederek dünyaya hâkim olmaya çalışıyorlardı. Bediüzzaman döneminde ise materyalist felsefe inkârcılıkla dünyayı istilaya çalışıyordu.

Her iki Mesnevi’nin ortak yönü sevgi ve hoşgörüdür.

Mevlana kalbi ikna ederek akla yönlendiriyordu. Bediüzzaman da ispat yoluyla aklı ikna ederek kalbe yönlendiriyor.

Mevlana tasavvuf geleneğinde zikri ve semayı bir yöntem olarak kullanıyor. Bediüzzaman ise tasavvuftan ayrılarak acz, fakr, şefkat ve tefekkür sistemi üzerinde yol alıyor.

Semaya doğru bakın, gök kubbeyi temaşa edin, 5. Mektup’taki sema zikri ve zihni ile Çam dağına çıkın orada Şeb-i Arus yapın ve iki zatın Mesnevi’lerini anlamaya çalışın.

Mesnevi ile zikirhaneye zihinhane dahil oluyor, tekke medrese ile buluşuyor. Böylece iki Mesnevi de aşktan şefkate, zikirhaneden zihinhaneye, tasavvuftan tefekküre, tekkeden medreseye doğru büyük yolu açan iki çağın tecdid ruhu buluşuyor.

Mevlevi çağımızda talebe olur. Çünkü akılla kalbin, ruhla bedenin, tekke ile medresenin tasavvuf ile tefekkürün aynı vicdanın ortak ve birbirine yol veren tarzlarıdır.

 

- Reklam -