ULUSLARARARASI İLİŞKİLERE TEARÜFİ BAKIŞ SEMİNERİ SUNUM NOTLARI

Eklenme Tarihi: 24 Şubat 2020

ULUSLARARARASI İLİŞKİLERE TEARÜFİ BAKIŞ

Cemil KARA

 

  • Tearüf Ayeti
  • İslam İçinde Tearüf
  • Tearüfsüzlüğün Elim Neticeleri
  • Küresel Tearüfün İnşasına Giden Yol: Uluslararası İlişkiler
  • Kur’anda Uluslararası İlişkiler
  • Dine Davet Uluslararası İlişkilerin Geliştiği Ortamda Mümkün
  • Tearüfe Dayalı İlişki Biçimleri
  • Ekonomik İlişkilerin Tearüf Etkileri
  • İslam İşbirliği Teşkilatının Önemi
  • Engeller ve Fırsatlar
  • Öneri ve Sonuç


 

Tearüf Ayeti

  • «Bütün müminler kardeştir….» (tek bir aşiret gibi olmak, İslam milletleri arasında hakikat ve samimiyet merkezli kardeşlik)
  • “Ey insanlar, gerçekten Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız (farklı yetenek ve faziletlerinizden yararlanmanız) için sizi kavimler ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün sayılanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca (kötülükten sakınma, iyilikte yarışma konusunda) en ileride olanlarınızdır.(Hucurat 10,13)
  • “…Demek, kabâil ve tavâife inkısam, şu âyetin ilân ettiği gibi, teârüf içindir, teâvün içindir; tenâkür için değil, tehâsum için değildir.”


İslam İçinde Tearüf

  • “Cay-ı teessüf bir halet-i içtimaiyye ve kalb-i İslamı ağlatacak müthiş bir maraz-ı hayat-ı ictimai:
  • Harici düşmanların zuhur ve tehacümünde dahili adavetleri unutmak ve bırakmak olan bir maslahat-ı ictimaiyeyi en bedevi kavimler dahi takdir edip yaptıkları halde şu cemaat-i İslamiyeye hizmet dava edenlere ne olmuş ki birbiri arkasında tehacüm vaziyetini alan hadsiz düşmanlar varken cüzi adavetleri unutmayıp düşmanların hücumuna zemin hazır ediyorlar? Şu hal bir sukuttur bir vahşettir, hayat-ı içtimaiyeyi islamiyeye bir hıyanettir.(Uhuvvet Risalesi)
  • Medar-ı ibret bir hikaye: Bedevi aşiretlerden Hasenan aşiretinin birbirine düşman iki kabilesi varmış. Birbirinden belki elli adamdan fazla öldürdükleri halde Sipkan ve Hayderan aşireti gibi bir kabile karşılarına çıktığı vakit o iki düşman taife eski adaveti unutup omuz omuza verip o harici aşireti def edinceye kadar dahili adaveti akıllarına getirmezlerdi.
  • İşte ey müminler! Ehl-i iman aşiretine karşı tecavüz vaziyetini almış ne kadar aşiret hükmünde düşmanlar olduğunu bilir misiniz? Birbiri içindeki daireler gibi yüz daireden fazla vardır. Her birisine karşı tesanüd ederek el ele verip müdafaa vaziyeti almaya mecburken onların hücumunu teshil etmek, onların harim-i islama girmeleri için kapıları açmak hükmünde olan garazkarane tarafgirlik ve adavetkarane inat hiçbir cihetle imana yakışır mı? Bütün bunlara karşı kuvvetli silahın ve siperin ve kalen uhuvveti İslamiyedir. Bu kale-i islamiyeyi küçük adavetlerle ve bahanelerle sarsmak, ne kadar hilaf-ı vicdan ve ne kadar hilaf-ı maslahat-ı İslamiye olduğunu bil ayıl.


Tearüfsüzlükte Elim Neticeler

  • İşte Hind düşman zannederek, halbuki pederini öldürmüş başında oturmuş bağırıyor…
  • İşte Tatar, Kafkas öldürülmesine yardım ettiği şahıs biçare valideleri olduğunu ba’de harab-il Basra anlıyor, ayakucunda ağlıyor…
  • İşte Arab yanlışlıkla kahraman kardeşini öldürüp hayretinden ağlamayı da bilmiyor.
  • İşte Afrika biraderini tanımayarak öldürdü, şimdi vaveyla ediyor. İşte alem-i islam bayraktar oğlunu gafletle bilmeyerek öldürmesine yardım etti, valide  gibi saçlarını çekip ah u fizar ediyor…
  • Kan ağlayan Filistin
  • Tümü işgal edilmiş KUDÜS
  • Mazlum ve masum Uygur Türklerinin vatanı Doğu Türkistan
  • Bağrı Yanık diyar AFGANİSTAN
  • ABD ve İngilizler tarafından talan edilmiş IRAK
  • Halkı birbirine düşman edilmiş ve kırdırılmış SURİYE
  • Birbirine düşürülmüş, iç savaşa kurban edilmiş LİBYA
  • İnsanları aç, hasta halde ölüme terk edilen sahipsiz YEMEN
  • Her türlü mezalime uğratılmış ARAKAN,
  • Hala işgal altındaki kadim Müslüman Türk vatanı KARABAĞ
  • Rusların fiili işgal ve ilhakına uğramış KIRIM, Rusya’nın birçok yerinde esir, sözde özerk TÜRK TOPLULUKLARI


Küresel Tearüfün İnşasına Giden Yol: Uluslararası İlişkiler

  • “Milletlerarası” (beynelmilel) ve “devletlerarası” (beyneddüvel)
  • Ulusların oluşumu ile “uluslararası” (international) ilişkiler adı ile daha fazla kullanılmaktadır.
  • Önceleri yalnız egemen devletlerarasındaki siyasî ve hukukî ilişkileri anlatmak için, daha sonra buna ekonomik ve kültürel ilişkiler de eklenmiştir.
  • XIX. yüzyılın ortalarından itibaren hükümetler veya uluslararası kuruluşlar arasında artarak devam eden iletişim, ticaret, maliye, tarım, sağlık, spor, bilim, felsefe, eğitim, silahsızlanma ve barış gibi konular alanını genişletmiştir.


Kur’an’da Uluslararası İlişkiler  

  • Ana çerçeve; 

“Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasaklamaz; Allah adil olanları sever. Allah, ancak sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanıza yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar; kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerdir”. (Mümtehine, 8-9)

  • Kur’ân’a göre;
  • Hiçbir ırk, dil, cins toplum ve zümre ayrımı yapmaksızın bütün insanlar ilâhî vahyin muhatabıdır.
  • Aralarındaki tek üstünlük ölçüsü takva’dır.
  • İnsanlar geniş bir ailedir. İnsanlar aynı anne babadan gelmiştir.
  • Bazı farklılıkları düşmanlık sebebi değil karşılıklı iyi ilişkilere bir vesile olarak görülmelidir.
  • Farklı ırklar ve toplumlar insanlığın ortak ideal ve hedefleri için bir yarışma ve işbirliği vesilesidir. 


Dine Davet Uluslararası İlişkilerin Geliştiği Ortamda Mümkün!!!

«Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemalâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler. Belki, küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehalet edecekler» (Emirdağ Lahikası)

  • Karşılıklı güven ve haklara saygı
  • Müslümanların verdikleri sözlere bağlılığı ve iyi niyetleri
  • Güveni sarsacak davranışlardan sakınmaları
  • İnsanlar arasında ayırım yapmadan adaletle davranmaları


Tearüfe Dayalı İlişki Esasları

  • Uluslararası barışa hizmet edecek antlaşmalar yapmak
  • Yapılan antlaşmalara uymak,
  • Kültürel ve ekonomik ilişkilere açık olmak

«Ey inananlar! Hep birden barışa girin, Şeytan’a ayak uydurmayın. O size apaçık düşmandır» (Bakara 208)

“Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah’a güven…” (Enfal 61-62)

 “Ey iman edenler, (yaptığınız) akitleri yerine getirin...”. (Maide)

“...Ahdi de yerine getirin, çünkü ahidden sorulacaktır”. (İsra 34) “Sözleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini yerine getirin” (Nahl)

“Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.” (Mü’minun)


Ekonomik İlişkilerin Tearüf Etkileri

  • İktisadî ilişkiler ülkeleri birbirine bağımlı hale getirmesi
  • Çok uluslu şirketlerin rolü
  • Ekonomik işbirliği kurumlarının teşekkülü;
  • Bölgesel entegrasyonlar (AB, Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EKİT)
  • Bölgesel olmayan entegrasyonlar (İslam İşbirliği Teşkilatı-İİT, G20, D8)

 

İslam İşbirliği Teşkilatının Önemi

  • 1969 yılında İslam Kalkınma Teşkilatı olarak kuruldu, 2011 yılında İslam İşbirliği Teşkilatı adını aldı.
  • Beyaz zemin üzerinde yeşil bir ‘hilal’in kuşattığı meridyen ve paralel çizgileriyle ‘küre’ ve kürenin merkezinde mukaddes ‘Kâbe’ figürü!!!

Temel amaç, İslam Dünyasının hak ve çıkarlarını korumak, Üye Devletlerarasında işbirliği ve dayanışmayı güçlendirmek

  • İİT, önce siyasi forum olarak doğmuş, daha sonra zamanla ekonomik işbirliği konuları daha fazla teşkilatın gündemine almıştır.

Potansiyeli: 

  • 57 Üye Devlet (Dünya nüfusunun beşte biri)
  • Dünya üretiminin yaklaşık onda biri
  • Geniş ticaret işbirliği olanakları
  •  Dünya petrol üretiminin %65’i,
  • Dünyada bilinen uranyum yataklarının %40’ı,
  • Dünya kalay üretiminin %52’si,
  • Dünya hurma üretiminin %93’ü,
  • Dünya Hindistan cevizinin %33’ü,
  • Dünya doğal gaz üretiminin %51’i,
  • Dünya fosfat üretiminin %41’i….

 

Engeller ve Fırsatlar

  • Uluslararası İşbirliği geleneğinin benimsenmesi
  • İslam dünyası ekonomik entegrasyonların ülkelerarası işbirliklere yüksek katkı sağladığının farkedilmesi
  • İslam İşbirliği Teşkilatının ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine öncülük etmeye başlaması
  • Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK), İslam ülkeleri arasında ekonomik ve ticari işbirliği mekanizmasının en yüksek seviyede işlediği bir kuruluştur.
  • Başarılı bir entegrasyonun en önemli unsuru siyasi iradedir.
  • Liderlerin ve hükümetlerin birlikte çalışma arzusu, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması, üretim faktörlerinin dolaşımını kolaylaştırma vs
  • Denizler, bölgesel pazarlara yakınlık avantajı
  • İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişim
  • İslam ülkelerinin bir topluluk olarak ekonomik büyümesi ve refah seviyelerinin artırılabilmesi için gerekli maddi ve tarihi koşulların varlığı
  • Müslümanların, temelde benzer davranış ve yönelişlere sahip
  • Kültür, davranış ve yaşayış biçimlerinin müşterekliği
  • İslam ülkeleri arasındaki derin ekonomik gelişmişlik farkı
  • İslam ülkelerinde zihni ve kalbi yakınlık temin edecek bir liderliğin ve ortak bir idealin olmaması
  • Politik faktörler ekonomik entegrasyon süreci önünde  duran temel engel
  • Siyasi ve güvenlik ile ilgili çeşitli güçlükler

      (Bazı İİT üyesi ülkeler arasında yaşanan iç çatışmalar)

 

Öneri ve Sonuç

  • Birlikte çalışma yeteneğini geliştirmeli
  • Yeni dünyanın en belirleyici trendi olan her alanda işbirliği anlayışı çerçevesinde fikir ve çalışmalar üretilmeli
  • İslam ülkelerinin ekonomik ilişkilerinde hareketlenme tearüfü kolaylaştıracak, ortak çalışma hissini güçlendirecektir.
  • Ekonomik işbirliği atmosferi, kuşkusuz İslam ülkeleri arasındaki siyasi bağların da pekişmesine katkıda bulunacaktır.
  •  2 milyarı bulan nüfusu ve demografik çeşitliliği ile İslam dünyasının bu potansiyeli sinerjiye dönüştürmesi ancak Tearüf bilinci ile mümkündür.
  • Uluslararası etkileşimin her türü tearüfe zemin hazırlar.
  • Tearüf, uluslararası toplumun ortak değer ve kurallar etrafında oluşmasını sağlar.
  • Böylece; barış, özgürlük, sosyal ilerleme, insan haysiyeti, eşit haklar, fakirliği ortadan kaldırma, hoşgörü, dayanışma, cehaleti ortadan kaldırma, temel ve hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, katılımcı demokrasi, hukukun üstünlüğü, gibi ortak değerler benimsenmeye başlar.
  • Din, cemaat, ırk, milliyet, mezhep temelli çatışmalar son bulur.
  • Çok kültürlülük gelişir, din özgürlüğü, fikir özgürlüğü yerleşir.
  • Devletlerarasında artan işbirliği ihtiyacı tearüf modellerine zemin hazırlar (sivil toplum, yardımlaşma-dayanışma)

 

popüler cevapdünya atlası