Toplumsal yüzleşme ve yüz nakli devrinde yaşıyoruz

Eklenme Tarihi: 27 Aralık 2013 | Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2019

AKAV Başkanı Prof. Dr. Gürbüz AKSOY'un açış konuşmasıdır

Sayın Misafirler,

Diyarbakır Valiliği, Dicle Üniversitesi, Risale Akademi ve Akademik Araştırmalar Vakfı’nın birlikte düzenlediği ‘Sanat, Marifet ve İttifak için: Sosyal Kalkınma Sempozyumu’na hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sempozyum konusunun kadim şehrimiz Diyarbakır’ın hem tarihi geçmişine hem de gelecekte bölge için oynayacağı etkin role çok uygun düştüğü kanaatiyle, bu konuyu seçtikleri için tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Değerli misafirler,

İnsanlık, özellikle batı dünyası günümüzde küresel ölçekte maddi ve manevi problemlerle karşı karşıya bulunuyor. Batı medeniyeti kaynaklı bu problemler fert bazında yıkımlara sebep olabildiği gibi, toplumsal boyutta da dünya barış ve huzurunu olumsuz yönde etkiliyor. İslam dünyasının durumu da malumunuz hiç iç açıcı değil. Eğitimsizlik, cahillik, kendi iç çatışmaları meydanda, fazla söze gerek bırakmıyor.

Elbette bu sorunlar için çeşitli kurumlar, kuruluşlar, üniversiteler, bilim adamları, siyaset erbabı çözümler aramakta, araştırmalar yapmaktadırlar.

Bir Sivil Toplum Kuruluşu olan Akademik Araştırmalar Vakfı (AKAV) da kuruluşundan beri bu konulara kafa yormakta ve çeşitli bilimsel faaliyetlerle katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Özellikle, ülkemiz problemlerinin çözümünde ve insanlığa örnek olmada Anadolu’nun bağrının, irfanının ve vicdanının önemli bir kaynak oluşturduğuna ve bu konularda yapılacak akademik çabaların önemine inanmaktayız. Bu kaynak değerlerimiz üniversitelerimiz başta olmak üzere ilmi zeminlerde disiplinler arası bir anlayışla derinleşerek ele alınırsa bizlere daha zengin yaklaşımlar sunacaktır. Günümüzde artık kalite ve çağdaşlığın ölçüsü toplumun taleplerine gösterilecek anlayış, yaklaşım ve çözümlerden geçmektedir. Bu çözümler bir yerde kurumlarımıza yüz nakli gibi olacaktır. Malum yüzleşme ve yüz nakli devrinde yaşıyoruz. Üniversitelerimiz biyolojik bünyedeki yüz naklini nasıl başarıyla gerçekleştiriyorlarsa; sosyolojik bünyede de kurumlar olarak toplumla yüzleşmek için toplum aynasında daha sempatik görünmek için kendi kurumsal operasyonlarını başarmalıdırlar.

Bu bağlamda Risale Akademiye de ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Bir İslam âlimi şöyle der: “İlim, öyle bir şeydir ki, sen kendini tamamen ona vermedikçe o bir parçasını sana vermez”. Risale Akademi de kendini ilime vererek orada yoğunlaşmakta, bu alanda derinleşerek gerçekten önemli ve dikkat çekici projeler üretmektedir. Vakıf olarak akademik bulduğumuz bu projeleri destekliyoruz. Bilim ve fikir adamlarımızın gece gündüz demeden, beyin kılcal damarlarını zorlaya zorlaya elde ettikleri bulguları ve ürettikleri fikirleri bilimsel zeminlerde müzakereye açmanın, daha sonra da bunları yayınlayıp mücessem hale getirerek uygulayıcılara sunmanın önemine ve sağlıklı çözümler getireceğine inanmaktayız. Örnek olarak, işte İslamofobya Sempozyumu Kitabı. Dışişleri, Diyanet İşleri, İslam Kalkınma Teşkilatı faydalansınlar. İşte Münazarat Sempozyumu Kitabı, tüm yöneticiler, bürokratlar, muhtarlar okusunlar, bu millet nasıl yönetilir faydalansınlar. İşte Medresetüzzehra Sempozyumu Kitabı, çağdaş bir üniversite ve yüksek öğrenim nasıl olmalı, tüm kodlar orada bulunmaktadır. Hem orijinal, hem yerli malı. Ve hakeza…

Değerli misafirler,

Dünyanın dikkatini paramızla, maddi sermayemizle değil, insanlığın gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilecek sosyal ve entelektüel sermayemizle çekebiliriz.

Sözlerimi tamamlarken toplantımıza huzurlarıyla şeref veren siz değerli misafirlerimize, tüm konuşmacılarımıza, bilim ve danışma kurulu üyelerimize ve organizasyonda emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyor; bu faaliyetin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Saygılarımla.

popüler cevapdünya atlası