Sorun cehalette değil, seküler bilgide…

Eklenme Tarihi: 20 Ocak 2015 | Güncelleme Tarihi: 07 Ocak 2017

 

Doç. Dr. Furkan Aydıner, "Ene Risalesini bilmeyenin kâinatı okuması çok zor" dedi.

Risale Akademi Ankara seminerleri kapsamında "Bilginin İslamileştirilmesi-Malezya Tecrübesi ve Medresetüzzehra" konulu seminerde konuşan Aydıner "bilgi"ye dikkat çekti.

Seminer notları şöyle:

"En büyük düşmanımız bilgidir. Bu devirde insanlar bilgi ile imanlarını kaybediyorlar. Bu noktada Risale-i Nur ezber bozan bir eserdir. İnsan fıtraten hakikati arıyor. Batıdan gelen bilgi sorununu anlamaktan uzak kalmışız.

“Bediüzzaman, inkâr felsefe, fen ve ilimden geldiği için izalesi daha zordur diyor. Risale-i Nur, bilgiden gelen problemi halletmek ve kaybedilen imanı yeniden kazandırmak için yazılmıştır. Modern insanın sorunu bilgidir. Problem cehalet sorunu değil. Mürekkep yalamış bir cehalet söz konusu.

Batıdaki Aydınlanma Hareketi teslisi saçma bulduğu için tanrı olmadan tabiat, sebepler ve tesadüf teslisini üreterek hakikati bilimsel yollarla açıklamak gibi bir karşı eyleme geçtiler. Teslisi seküler hale getirdiler. Bir de insanı tanrılaştıran hümanizmi ortaya attılar.

Sekülerleşme bir işletim sistemi gibidir. Batı zihinlere bu sistemi kurmuştur. Küfür hakikatin üzerini örtmek demektir. Seküler bilgi de hakikatin üzerini örtmektedir. Seküler dünya görüşü ve teslis insanın gözüne perde indiriyor. Seküler dil mana-yı ismi ile her şeyi anlamsızlaştırıyor.

Mesela Arapların dili tamamen tevhidcedir. Yemeğe Mün’imi hatırlatan nimet der, yemek demez. 12. Söz tevhidi bakışla seküler bakışı ortaya koyan güzel bir örnektir.

"Batının Hristiyanlaştırma gibi bir derdi yok. Dertleri sekülerleştirmedir. Batının yüzde 50'si ateiztim diyor. Diğer yarısının yarısı da deisttir. Gündemlerinde tanrı yok. Dindarlar da sekülerleşir. 5 vakit namazı kılsa da zihin sekülerleşir. İnsanlara bazı sorular sorsak verilen cevapların seküler olduğunu göreceğiz.

"Seküler bilimin yaptığı ilahi ayetlerin hepsinin üstünü örtüp mana-i ismiye yöneltmesidir. Tevhidi bakış ise mana-yı harfinin alfabesini öğretip kâinatı onunla okumayı sağlamasıdır. Risale-i Nur'un da yaptığı budur. Seküler bilim, insanı tam manasıyla hırsız yapıyor. Allah’ın nimetlerini başka ilahlara taksim ediyor. Allah'ın nimetlerini kullanıyoruz ama sahip olarak başkası gösterildiği zaman bu hırsızlık olur.

"Malezya'da İslami ilimleri öğreten okullar açmışlar ancak batıdan ithal edilen bilginin önüne ve arkasına ayet hadis eklemek şeklinde bir eğitim söz konusu. Sorunun farkına varmışlar ancak çözümünü bilmiyorlar. "Ene"yi bilmiyorlar. Ene mana-yı harfi ile bakmanın alfabesidir. Tevhidcenin alfabesini öğreten Ene Risalesini bilmiyorlar. Ene Risalesini bilmeyenin kâinatı okuması çok zor. Hem kendini, hem Rabbini, hem kâinatını bilmek için Ene Risalesi bir anahtardır.

"Medresetüzzehra'da bilgi tevhidi bir mantıkla sunulur. Risale-i Nur medresetüzzehranın temel bilgilerini içeriyor. Medresetüzzehra yeni bir medeniyet inşasıdır.”

 

popüler cevapdünya atlası