Sadeleştirme Üzerine Düşünceler

Eklenme Tarihi: 25 Eylül 2014 | Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2017

Birinci Bölüm: Sadeleştirme ve Tercüme

Öz itibariyle sadeleştirme meselesinin dönüp dolaştığı konu “halk (da) anlasın” yaklaşımıdır. İster metinlerin sadeleştirilmesi, ister tercüme edilmesi olsun; bu tip faaliyetlerin hepsinin altında yatan ana müşevvik ve temel düşünce “halkın anlaması”dır. Halkın anlamasının bir kriter olarak görülmesi tipik bir ‘sadeleşme yönelimi’dir. Sadeleşme yöneliminin bir sonraki adımı, halkın anlamasına yardımcı olacak faaliyetlerde bulunmaktır. Bu yönelim sürecinde ortaya çıkan telif, şerh, sadeleştirme, redüksiyon ve tercüme gibi faaliyetlerden özellikle sadeleştirme ve tercüme, çok sorunlu alanlar oldukları halde, ayartıcı özellikleriyle diğerlerine nazaran daha kolay bir şekilde fail ve taraftar bulabilmektedir.

Tercüme “anlamın bir dilden başka bir dile aktarılması” iken sadeleştirme “ bir metnin, çeşitli yöntemler kullanılarak, belirli amaçlar ve insan kitleleri hedef alınarak; özü ve anlamı korunacak şekilde bir kısım özelliklerinden ve bileşenlerinden olabildiğince sıyrılması, yalınlaştırılarak tekrar üretilmesi”dir. Tercüme ve sadeleştirme; mantık ve yöntem olarak aralarında bir takım paralellikler bulunmakla beraber; ihtiyaç, kitle, araçlar ve amaçlar bakımından birbirlerinden oldukça farklı bir yapı arz ederler.

Yazının devamı için buraya tıklayınız

 

popüler cevapdünya atlası