RİSALE-İ NURLAR İÇİN YER DEPREŞİR SEMA AĞLAR

Eklenme Tarihi: 20 Eylül 2015 | Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2017

 

Kadir AYTAR

Bediüzzaman ve beraberindeki talebeleri, hizmetlerinin neticesi olan Risale-i Nur’un, Anadolu, İslam âlemi, sema âlemlerinin, hatta kâinatın tamamıyla alakadar olduklarından kesinlikle emindirler.

Çünkü Denizli’de mahkemece Risale-i Nurlara el konulmuş ve talebeleri ile birlikte hapsedilmişlerdir. Bu esnada dört defa yer depreşmiş ve zelzele olmuştur. Bediüzzaman bunu inatçı ve dessas zalimlere karşı yerkürenin bir itirazı olarak sayar. Hem kendileri, hem Anadolu, hem İslam âlemi tedirgin bir bekleyiş içindedirler. Sema suskun ve kızgın bakışlıdır. Bulutlar hazine-i rahmetin gizli köşelerine çekilmiştir. Memleket yağmursuzluk musibeti ile kasılıp kavrulmaktadır.

Mahkemece Risale-i Nurların serbest bırakılmasına karar verilmesi ve vekillerin eliyle teslim alınması zamanında, manevi rahmetin bol olduğu Mirac, Regaib ve Cumaya isabet eden mübarek gecelerde semaya nezaret eden melek ortalığı kaplayan yüksek bir alkış tutmuş, akabinde yoğun bir rahmet gelmiş, sema sevinç gözyaşlarını Emirdağ’a serperek kurumuş ve endişe ile bekleyen gönülleri madden ve manen serinletmiştir. Bu tevafuk, Bediüzzaman ve talebelerine kuvvetli bir kanaat verir.

 

Bediüzzaman, Risale-i Nur'un serbestiyetinin üç devresinde de havanın tebrik etmesini ve müjde vermesini, Risale-i Nur'un mânevî birrahmetoluşuna kuvvetli bir işaret olarak görür.

 

Pencereye gelip vuran, uçurmak için işaret ettikleri halde gitmeyen bir serçe kuşu ile sabah odada buldukları kuddüs kuşunun ne demek istediklerini anlamaya çalışır, bunu lâtifbiremâreolarak sayar.

Kendisine hizmet eden çocuk rüyasında Hafız Ali'nin kardeşinin yanlarına geldiğini görmüştür. Bunu "Hafız AliveHüsrevgibi bir kardeşimiz buraya gelecek." diye yorar.

 

Aynen yorum yaptığı gibi o gün Hafız Mustafa gelir, hem Risale-i Nur'unserbestiyetinin müjdesini verir, hem mahkemedeki kitaplarının bir kısmını da beraberinde getirir. Bu, hem çocuğun rüyasını, hem kuşların muammalı hallerini tabir etmiştir. Bediüzzaman bu durumun nurlu hizmette yaşanan tevafuklarıntesadüf olmadığını ispat ettiğini, bu meselenin, kâinatvehayvanatıalâkadar eden büyük bir mesele olduğunu belirtir.

 

Meselenin büyüklüğünü; “Ben Risale-i Nur'un bir şakirdi olmak itibarıyla, kendi hisseme düşen bu kâr ve neticeyi, binler altın lira kadar kazancım varkanaatediyorum. Başka yüz binler Risale-i Nur şakirtleri vetakviye-i imana muhtaçehl-i imanın istifadeleri bunakıyasedilsin.” sözleriyle izah eder.

 

Çünkü Risale-i Nur; dinin,şeriatın ve Kur'ân'ın yüzdenziyadetılsımlarını,muammâlarınıkimsenin itiraz edemeyeceği bir kesinlikte hall ve keşfetmiş, eninatçıdinsizleri de susturupilzametmiştir. Miracvehaşr-i cismânî gibi sırf akıldan çok uzak zannedilen Kur'ânhakikatlerini eninatçı feylesoflara vezındıklara karşı güneş gibi ispat etmiş ve onların da bir kısmını imana getirmiştir.

 

Bu asrı veistikbali kendisiylemeşguledecek birKur'ân hakikati ve ehl-i imanınelinde bir elmas kılınç olan Risale-i Nurların, elbetteyerküreyivegökyüzünü kendisi ile alâkadaredeceğini kesin bir dille ifade eder.

Bütün bunları da cismen yanında olmayan “Aziz,sıddıkkardeşleri” ile paylaşır, onları da bu alakadarlıktan haberdar eder ve hizmetlerinin ehemmiyet derecesini bu şekilde bağlantılar kurarak ve tevafukları tesbit ederek onlara şevk verir.

Kur’an hakikatlerini birçok çile çekme ve canlarını feda etme bahasına neşretme ve muhtaç gönüllere eriştirme hususunda gayret gösterenlere “Dogrusu Kur’an’ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz. (15/HİCR-9:) ayeti gereğince, kâinatın tasarrufu elinde olan sonsuz kudret sahibi yüce Allah, elbette yerküreye ve semaya emir vererek imdad edecektir.

 

Kaynak: Emirdağ Lahikası I, 23. Mektup (e-risale)

 

 

popüler cevapdünya atlası