Prof. Dr. Himmet UÇ'tan Barla Lahikasında Mektupların Tasnifi ve kısmi Değerlendirmesi

Eklenme Tarihi: 06 Nisan 2015 | Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2017

 

Barla Lahikasında Mektupların Tasnifi ve kısmi Değerlendirmesi

Prof. Dr. Himmet UÇ

Barla Lahikasında görebildiğim kadarı ile 280 mektup var. Bunların otuz üç tanesi birer mektup ve birer kişi tarafından yazılmış. Altı kişi iki mektup yazmış, beş kişi üç mektup, bir kişi dört, iki kişi altı mektup, bir zat da yedi mektup yazmış. Bunlar seksen civarında mektuptur. Bunların dışında 200 mektubun yetmişe yakını Bediüzzaman, kırk biri Hulusi Bey, otuz ikisi Hüsrev Abi, otuz üç tanesi de Sabri Abi tarafından kaleme alınmış. A Zekai 8, Hafız Ali 10, Asım 9 mektup yazmışlar. İki yüz mektup rükün durumunda davanın temeli konumunda kişiler arasındaki mektup teatileri veya değerlendirme mektuplarıdır. Bediüzzaman özellikle Hulusi Bey ile sanki birbirini tamamlayan iki müellif gibi konuşmuş ve mülahazalarda bulunmuştur. Bu tutum ve tavır diğer talebeleri ile yoktur.

Bediüzzaman eserin ilk 110 sahifesinde pek görünmez, o bölümlerde talebeleri görünür, sahneye onları koyar, kendisi yavaş yavaş sahneye çıkar eserin son yüz sahifesinde yerini alır. Burada bir davanın çekirdek kadrosunun oluşmasında nasıl basiret ve büyük bir ihtiyat gösterdiğini görmekteyiz. Bediüzzaman‘ın talebelerinin yazdıkları mektuplarda, özellikle Barla’da yazılan eserlerin değerlendirmelerini görmekteyiz. Üstadın tasnifinden geçen bu mektuplardaki eleştirileri ve değerlendirmeleri (eleştiri bir eser hakkındaki mütalaa demektir, yoksa tenkid değil) kendisi seçmiş ve eserine yüklemiştir.

Bediüzzaman eserlerinin nasıl karşılandığını merak eder, özellikle Hulusi Bey'den bunları sorar, diğer talebeler de kanaatlerini söylemek sureti ile Bediüzzaman’a dönük yorumlar yaparlar. Yazara dönük eleştiri denir buna. Hem Bediüzzaman, hem talebeleri bu mektuplarda çok zarif değerlendirme örnekleri verirler. Bediüzzaman bir davanın çekirdeğini oluştururken eşitlikçi bir anlatım düzeni kullanır: “Biliniz kardeşlerim ve ders arkadaşlarım! Benim hatamı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hatta başıma vursanız Allah razı olsun, diyeceğim. Hakkın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz. Nefs-i emarenin enaniyeti hesabına, Hakkın hatırı olan bilmediğim bir hakikatı müdafaa değil ale'r-re'si ve'l-ayn kabul ederim. Bilirsiniz ki şu zamanda şu vazife-i imaniye çok mühimdir. Benim gibi zaif fikri çok cihetlerle inkısam etmiş bir biçareye yüklenmemeli, elden geldiği kadar yardım etmeli. Evet mücmel ve mutlak hakaika biz zahiri vesile olup çıkıyor. Tanzim ve tasfiye, tasvir ise kıymettar muktedir ders arkadaşlarıma aittir. Bazan onlara ait tafsilata, tanzimata girişiyorum noksan kalıyor.” (Barla 123)

Bir başka açıdan bakılsa Barla Lahikası bir roman manzarası gösterir. Romanın odağında Bediüzzaman var, rolün en büyüğü onun üstünde, yetmişe yakın çevresindeki şahıslar, olaylar ve mekânlarla ilgili yorumları var.Etrafındaikinci yani norm şahıs olarak, Sabri, Hüsrev, Hafız Ali, Hulusigörünüyor, asıl rol bunların arasındapaylaşılarakyapılmış. Üçüncü önemdeki şahıslar, Zekai, Asım,Refet, Şamlı Hafız Tevfik, Nazif Çelebi benzerleri görülüyor. Diğer kısımda fon durumundaki şahıslar ise, yüze yakındır. Bunlar eserde zaman zaman görünürler, büyük rolleri bazılarının var gibi ise de diğerleri de esere katılırlar.

Bediüzzaman mektuplarda farklı hitap seviyelerinden konuşur. Önemli rükünler ile konuşmaları yanında, Dr. Kemal ile konuşması çok boyutlu ve bir doktorun kültürel ve entelektüel dünyasınaparalelgider.

 

popüler cevapdünya atlası