MUSTAFA CAHİD TÜRKMENOĞLU AĞABEYİ ANMA PROGRAMI

Eklenme Tarihi: 10 Temmuz 2021 | Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2021

Açıklama

Mustafa Cahit TÜRKMENOĞLU

22 Ekim 1930 tarihinde subay olan babasının görev yeri olan Afyon ilinin Dinar ilçesinde doğmuştur.

Babasının adı Mehmet Ali, annesinin adı Saadet’tir.

Memleketi İstanbul Pendik’tir.

Asıl memleketi ile ilgili olarak Üstadı ilk ziyaretinde Üstad hazretlerinin kendisine aslen nereli olduğunu sorması üzerine, dedesinin memleketinin Suriye Hama olduğunu söylemiş, Üstad da “Fesuphanallah. Sen Şamlısın. Şam’da bir Kürt Mahallesi ve sen oradansın, sen hem Kürtsün, hem Arapsın” demiştir. 

Babasının görevi icabı ilkokulun bir kısmını Tekirdağ’da ve Edirne’de, bir kısmını da İstanbul Pendik’te okumuştur.

Yine ortaokulu Pendik’te okumuş, Haydarpaşa erkek lisesinden de 1949 yılında mezun olmuştur.

Lise bitirme puanına göre kayıt yaptırdığı, Ankara Üniversitesi Coğrafya bölümünde bir yıl okumuş ve ayrılmıştır.

1952’de İstanbul Hukuk Fakültesine kayıt yaptırmıştır.

Aynı yıl, Üstad Bediüzzaman Hazretlerini Beyazıt-Gülhane Tramvayında görmüş ve elini öpmüştür.

1953 yılında Ankara Hukuk’a geçmiştir. Burada sınıf arkadaşı Atıf Ural vasıtasıyla nurları tanımış ve hizmetlere başlamıştır.

1955 yılında, teksir makinesi ile risale basımını Atıf’la beraber Mamak’ta kiraladıkları bir evde yapmışlardır.

Teksir makinesi ile baskı zor olduğu için, bazı küçük risaleleri matbaada basmaya karar vermişler ve ilk olarak da İhlas Risalesini, ardından da Uhuvvet, İktisat ve Ramazan Risalelerini bastırmışlardır.

Büyük Sözler’i, Diyanet basmayınca, Üstad Hazretleri’nin emriyle Tahiri, Ceylan, Mehmed Emin Birinci ve Said Özdemir ağabeylerin de yardımlarıyla Ayyıldız ve Doğuş matbaalarında bastırmışlardır.

Mustafa Türkmenoğlu Sözler Mecmuasının basımı bittikten sonra, Üstad Hazretleri’ni Isparta’da ziyarete gitmiştir. Üstad, İstanbul’daki ilk karşılaşmalarını hatırlamıştır.

Bu ziyaretinde Üstad kendisine “azami ihlâs, azami fedakârlık, azami sadakat ve azami dikkat” dersi vermiştir.

Mustafa Türkmenoğlu ve arkadaşları, Üstad Hazrtlerinin emri ile Sözler’den sonra Lem’alar ve Mektûbat mecmuasını daha sonra da Küçük Sözler, Zühretü’n-Nur, Uhuvvet, Ramazan ve Hanımlar Rehberi gibi eserleri, küçük bir matbaada da Kastamonu Lahikasını, Doğuş Matbaasında İşârâtü’l-İcaz’ı bastırmışlardır.

Böylece 1959 senesine kadar bütün risalelerin basımı tamamlanmıştır.

Risale-i Nurun matbaada basımı ile ilgilendiği için okulu uzatmış, ancak 1957 yılında mezun olabilmiştir. Altı ay da hakimlik stajı yapmıştır.

Mustafa Türkmenoğlu, okul bitirince milletvekili olmaya niyetlenmiştir. Bu sırada, Üstad hazretlerini ziyarete gittiğinde, Üstad Hazretleri, dünyanın fâniliğinden, baki olanın ahiret hayatı olduğundan bahseden uzun bir ders yapması üzerine, gözünde dünya küçülmüş, değersizleşmiş ve bu milletvekili olma niyetinden vaz geçmiştir.  

Bundan sonra Mustafa Türkmenoğlu Ağabey, ne iş yapması gerektiğini Üstada danışmış, Üstad da “Seni yalnız muallimliğe bırakırım” buyurmuştur.

Bunun üzerine Mili Eğitim Bakanlığına müracaat etmiş ve Karaman Ortaokuluna Türkçe öğretmeni olarak atanmış ama hizmetlerin sekteye uğrayacağı endişesiyle göreve gitmemiştir.

Askere gitmek için Üstad’dan müsaade istemiş, Üstad da “Seni şarka göndereceğim” diye müsaade etmiştir.

Bunun üzerine askerliğini 1959-1961 yılları arasında Erzurum’da askeri ve sivil cezaevine de tamamlamıştır.

Mustafa Cahid Türkmenoğlu 1960 yılında Erzurum’da tutuklanmış ve beş ay hapis yatmıştır.

Askerden sonra 1963 yılında Kayseri Sarız Cumhuriyet savcısı olarak atanmıştır.  

Adalet Bakanlığı Müsteşarı kendisini bakanının emri ile çağırarak ve elden çok yüksek mikdarda yolluk vermeye çalışarak Nurcular ile görüşememesini istemiş, Türkmenoğlu Ağabey, kabul etmeyince odasından kovmuştur.

Bunun üzerine Kars ili Susuz ilçesi Sınır kapısı savcılığına sürülmüştür.

Göreve başlamasından 10-15 gün sonra yanına bir rütbeli asker gelmiş, “savcı bey senin için öldürme emri verildi. Sınır kapısında kaçakçılar vurmuş süs verecekler. Dikkat ettim iyi adamsın, namazlı niyazlı temiz adamsın, kıyamadım ama burada seni yaşatmazlar buradan kaç” demiştir.

Bunun üzerine Mustafa Türkmenoğlu 15 gün sağlık raporu alarak ilçeden ve sınırdan ayrılmış, Ankara’ya gelip başka bir görev talep etmiş, Kütahya linyit işletmelerine kömür işçisi olarak tayin edilmiştir.

Kütahya’ya vardığında, “savcının kömür işçisi atandığı ne görülmüş, ne duyulmuş” diye işletme müdürü çok şaşırmıştır. Müdür mecburen onu kömür ocağına yazıcı yapmış, burada 2 yıl kadar gün yüzü görmeden yer altında çalışmıştır. Bu görevi tutuklanma ile bitmiştir.

1967 Mersin hapsinden sonra Diyanet İşlerine müracaat etmiş ve Özlük İşleri Şube Müdür Vekili olarak işe alınmış, 4 yıl kadar burada çalışmıştır.

1971 yılında yine tutuklanmış, hapisten çıkınca Diyanet “verimsiz, devamlı abdest alıp namaz kılar, bir işe yaramaz” diyerek görev vermemiştir.

Bunun üzerine Tarım Bakanlığına başvurmuş, arkadaşı olan Tarım Bakanı Korkut Özal, kendisi talep etmediği halde Personel Daire Başkanı olarak görevi vermiştir.

1974’de evlenmiştir. 1975, 1977 ve 1979 doğumlu iki erkek bir kız çocuğu babasıdır.

Mustafa Türkmenoğlu 1978’de CHP iktidara gelene kadar Tarım Bakanlığı Personel Başkanı olarak görev yapmıştır.

Daha sonra kurulan MC hükümetlerinde, MHP döneminde, Adalet Parti döneminde görevine devam etmiştir.

CHP iktidara gelince, yeniden görevden atılmış, bu sefer kömür işçisi değil, belediye işçisi yapılmıştır.

Belediyede, kontrolör olarak istihdam edileceği söylenerek zabıta gibi çarşı pazar dolaştırılmıştır.

Sonra CHP iktidarı bitince, tekrar Tarım Bakanlığına geçmiş, 1984’e kadar başkanlığa devam etmiştir.

1984’de amiri olduğu başkanlık, yeni bir yapılanma ile lağvedilince kadrosunun şahsına bağlanmış, Tarım Bakanlığı Hukuk Müşavirliği emrine uzman olarak atanmıştır.

1990’da Tarım Bakanlığı Hukuk Müşaviri olmuş ve 1995 yılında yaş haddinden oradan emekli olmuştur.

Risale-i Nur Talebeleri içerisinde 54 ay ile en uzun süre hapis  yatmış olan Mustafa Cahid Türkmenoğlu Ağabey, 12 Temmuz 2007 günü Konya’da Hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Cenab-ı Hak’tan kendisine binler rahmet dileriz.

- Reklam -

popüler cevapdünya atlası