Müslümanlar, güçlü ve birlik olduğu zamanlarda, insanı merkeze alan muazzam bir medeniyet üretmişlerdir

Eklenme Tarihi: 13 Mart 2014 | Güncelleme Tarihi: 12 Haziran 2019

Artuklu Üniversitesi Rektörü Serdar Bedii OMAY'ın 1. Uluslar Arası Hutbe-i Şamiye İslam Dünyası ve Küresel Barış Sempozyumuaçış konuşmasıdır

Cümleten selamun aleyküm.

Üstadın kokusunu bu salona taşıyan sevgili Fırıncı Ağabey, Badıllı Ağabey ve Said Özdemir Ağabey Risale-i Nur'un sevgili talebeleri, Üniversitemizi, şehrimizi şereflendiren aziz misafirler, sevgili kardeşlerim, sevgili hanım kardeşlerim, sevgili çocuklar, sevgili Müftü hocam, sevgili Vali Yardımcımız,

Allah’a binlerce şükürler olsun ki, bizi burada bu mümtaz, aziz şehirde bir araya getirdi. Yine Rabbimize binlerce şükür olsun ki, Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin dünyamız ve ukbamızı tenevvür ettiren, bizi felaha huzura sevk eden asarından temin edeceğimiz halâs neticeleri için tekrar bir araya geldik. İçtimaî meselelerimiz için Risale-i Nur eczahanesine geçen yıl yine müracaat etmiş, “Milliyet Fikri ve Kürt Meselesi” alt başlığıyla “Münazarat Sempozyumu” tertip etmiştik.

Hakikaten o sempozyum ilmi bir dua yerine geçti. O sempozyumda burada üstünde münakaşa ettiğimiz, zaman zaman hatta asabiyet derecesinde, biraz yükselen oturumlar olan Kürt meselesi ile ilgili son derece isabetli tespitler yapılan ve çözüm önerileri ortaya konulan o sempozyumun birçok önerisinin, bugünlerde tedricen, adım adım yerine geldiğini, getirildiğini görmek hakikaten ulema taifesi olarak birçok dostumuzu son derece mutlu ediyordur. Barışa, huzura ve kardeşliğe olan hasretin tezahürü olan bu akisleri, birlikte yaklaşık 2 bini aşkın kişi tarafından izlenmişti. Bugün daha az izleyici görüyoruz. Demek ki, bir sene içerisinde bu müthiş yüzyıllık ihtiyaç, birikim, hasret, bir miktar dinmiş görünüyor ki, izleyici sayımızda bir miktar azalma var.

Basının ve kamuoyunun teveccühüyle bu bir yıl içerisinde buradan başlayarak Türkiye çapında büyük bir kitle seyretti. Birçok akademik çevreden de iltifatlar aldık. Daha önce cesaret edemeyen birçok dostumuz, bu tür akademik çalışmaların yapılabileceğini müşahede etti. Sosyal bilimlerde kısır bir döngü vardı. Din-bilim-toplum ilişkisi hep pozitivist bir tepeden görülüyordu. Dinle bilim bir araya gelemeyecek kavramlarmış gibi algılanıyordu. Meselenin böyle yüzleri olabileceği fikren kabul görmüyordu ama bu tarz akademik çalışmalardan sonra paradigmalar yıkılmaya başladı. Said Nursi/Said-i Kürdi bu münevver fikirleriyle muazzam say ü gayreti ile toplumun tüm kesimleri üzerinde çok önemli tesirler yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Hakperest, adil, zeki ve birleştirici bir aksiyon adamıydı. Büyük bir vidanı vardı. Münazarat, onun bir asır önce bu üstün basiret ile milliyet meseleleri hakkında teşhis ve tespitler yaptığı, hal çareleri sunduğu önemli bir metindir.
Bu yıl da benzer bir gayretle biraz daha müsbet yönde ilerleyerek Hutbe-i Şamiye Sempozyumu yapıyoruz. Milliyet meselesinden ittihad-ı İslam bayrağı altında Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Farsların, hakikaten gelmeleri gereken düzlemin ana iskeletini bir arada tartışmaya açmak istiyoruz.

Yine Üstadın birleştirici ve bütünleştirici fikirlerini öne çıkaracağız. 1911’de şu anda ateşler içerisinde olan Şam Emeviye Camii’nde Arapça olarak verdiği bu uzun meşhur hutbede 6 temel hastalıktan bahsediyor ve kendi tabiriyle bir reçete sunuyor. Geçen sene Reçetetü’l-Ekrad idi. Bu sene Reçetetü’l-İslam’ı konuşuyoruz. Bu hutbede Müslüman dünyasının ittihadına esas teşkil edecek noktalara işaret ediyor, maddi ve manevi terakkinin önündeki engellerini sıralıyor ve bunların nasıl aşılabileceğini anlatıyor. Dikkatle incelendiğinde, Müslüman dünyasının neredeyse tamamı sömürgeleştirilmiş, Osmanlı devletinin parçalanma sürecine girdiği zor ve karanlık bir zamanda, dile getirilen ümit verici hususlara ilişkin tespitler ve tahliller bugün de geçerlidir bence. Gerçekten de tarih Müslümanların, güçlü ve birlik olduğu zamanlarda, insanı merkeze alan muazzam bir medeniyet ürettiklerini ve bu halin tüm dünyaya sirayet ettiğini gösteriyor. İslâm medeniyetine mensup ülkeler, birlik içinde hareket ettiği asil ve güçlü olduğu zamanlarda dünyanın ilme, irfana muktesebatı büyük bir gelişmeye doğru gidiyor.

Hakkaniyet ve titizlikle ele alındığında İslâm dünyasının terakki ve medeniyeti sonuna kadar desteklediği ve tüm insanlığa barış ve huzur tesisinde rol alabilecek en temel aktör olduğu görülecektir. İşte bu sempozyumu bu ruhiyatla düzenliyoruz. Üniversitemizdeki sosyal bilimlerde multidisipliner perspektifimizin ve ilimlerde tabu taşımayan bir yaklaşımımızın bir neticesidir bu sempozyum.

Bu çalışmalara bundan sonra daha da ağırlık vereceğimizi, her sene tekrar etmeye çalışacağımızı ifade etmek isteriz.

Said Nursi’nin tüm dillere açık, özellikle de Arapça, Türkçe ve Kürtçe’nin temel tedrisat dili olduğu sosyal ve dini ilimlerin, fen bilimleri ile birlikte ve hepsine aynı ehemmiyetin verildiği Medresetüzzehra’sının bir şubesini de üniversitemiz bünyesinde olabileceğini ifade ediyor ve bunun imkânları için çalışıyoruz. Zira son asırda ortaya çıkan ve toplumda ciddi tahribata sebep olan tek tipleştirme projelerinin en temel çözüm yollarından biri, Üstadın yazdıklarına ve fikriyatına başvurmaktır. Toplumun normalleşmesi, refahı, huzur ve hürriyeti için bu çalışmalar bir katkı sağlayabilirse ne mutlu.

Sözlerimin sonunda elbette minnet ve şükranlarımı sunmamız gerekenler var. Evvela ihlâsı, imanı ve fikriyatıyla bize rehberlik eden ve bu sempozyumun temel mevzuu olan Üstad Said Nursi'ye minnettarız. Rabbimizin rahmet ve mağfireti onu ve tüm müminleri kuşatsın. Düzenleme ve bilim kurullarında birbirinden değerli ilim adamlarına mutfakta büyük bir heyecanla çalışan değerli arkadaşlarımıza, AKAV’a Gürbüz Ağabeye, Fâris Ağabeye, sevgili İsmail Benek’e, tüm tebliğ sunacaklara teşekkür ediyorum, hürmet ve muhabbetle hepinizi selamlıyorum.

 

popüler cevapdünya atlası