Müsbet hareketin tenevvüü

Eklenme Tarihi: 08 Ekim 2017

Hz. Peygamber (asm) Hz. Ali’ye “ben Kur’an’ın tenzili için harbettim sen de tevili için harbedeceksin” demiş. Tevil İslam’ın telakkilerini, emirlerini, toplumsal ve ferdi ilişkilerini en münazaasız şekilde yorumlamak demektir. Çünkü iki kişi arasındaki bir mesele hakkında yapılan tevil bir terazi dengesi gibidir, tevilde yorumda farklılık iki tarafı birbirine düşürür. Eğer tevil ve yorumu müsbet davranışı belirlemek çok özneli ve taraflı meselelerde olursa tevilde yapıcı ve müsbet olmak daha da zorlaşır.

Osmanlı milel-i müteaddideyi, ümmeti İslamiyeyi nizasız denebilecek kadar bir maharetle müsbet tutumları ile idare etmiştir. Halep’te Osmanlı halifesinin hilafet cübbesini Yavuz’a giydirmesi Osmanlı’nın arka planda Türk’ün idarede müsbet olanı uygulamadaki başarısıdır. Hilafeti kaldırmak İslam ümmetlerini anaları ölmüş civcivler gibi ortada bırakmış. Her bir civciv Osmanlıdan sonra Avrupa canavarlarının boğazına gitmiştir. Bugün İslam ülkelerinin çoğu bağımsız gibi görünse de hala Avrupa’nın nevalesi olmaktan kurtulamamıştır.

Bediüzzaman nerede, nasıl yapıcı olunur konusunda eserlerinden anlaşılan büyük bir maharet göstermiştir. Çünkü müsbet hareket çok yönlü tutumlar toplamıdır. Müsbet hareket eserlerindeki iç dengedir, adeta hiçbir konuda genel müsbet hareket tarzını bozan bir yorum ve değerlendirme yoktur. Kendi de onu bozmamak için en itinalı bir tutum takınır. Müsbet hareket adeta binalardaki demir aksamın binanın içine yerleştirilip daha sonra kendini farkettirmemesidir. Risale-i Nur her binası işte böyle tesis edilmiştir.

Müsbet hareketin zihinde hazırlanması için gerekli şeyler vardır. Bunlar özellikle bilginin elde edilmesi, süzülmesi ve elenmesi... Hazırlanış yıllarında bir çok eseri okumak ve onları dehasının deposuna doldurması ve elemesi, zihinsel olarak yapıcı bir tutumundan dolayıdır. Bir diğer özellik eleştirel bir zekanın var olmasıdır. Eleştirel olmayan zekalar sadece bilgiyi depolarlar ama bilgiye sürümde yenilik yapamazlar. Söylenmişi söylerler, felsefede ve ilimde çok insan böyledir. Bediüzzaman fevkalade bir eleştiri kabiliyeti ile çok meselede ihtilafları çözümlemiştir.

Müsbet hareketin bir lazımı da gözlemlerin olmasıdır. Bediüzzaman’ın gözlemleri genel olarak iki çeşittir. Biri tabiat gözlemleri diğeri ise toplumsal yani sosyolojik gözlemlerdir. Dini anlamaktaki zihinsel ve akli, hayali tıkanmaları özellikle gözlemleri ile müsbet ve yapıcı noktaya getirmiştir. İbni Sina’nın ve İslam ulemasının haşir konusunda akıllarının tıkanması, İbni Sina’dan Marks’a geçen, oradan batı felsefesine yayılan bu telakkinin Bediüzzaman sayesinde çözümlenmesi ve Abdullah Cevdet gibi bir sapığın okuyunca “ahireti gözle görür gibi anlatmış” deyip, aczini kabullenmesi Bediüzzaman’ın ne kadar büyük bir müsbet inşacı olduğunu gösterir.

Bediüzzaman’ın eserlerindeki muhatap tabakaları büyük bir üniversitenin farklı sınıfları gibidir. Kaç bahis varsa o kadar sınıf var. Bediüzzaman o sınıflarda en ideal yapıcı tutumları sergiler. Uhuvvet sınıfı, gıybet sınıfı, hırs sınıfı ve başkaları... Arızaları iyi tesbit etmiş ve onları rehabilite etmekte büyük bir hassasiyet göstermiş ve yapıcı tutumu ortaya koymuştur.

Batı medeniyetin ilerlemesi karşısında gerileyen ve hatta sefalette olan İslam dünyasını toparlamak için sosyolojik gözlemleri ile Hutbe-i Şamiye’de en müsbet toparlanmanın esaslarını vermiştir.

Tarihi ve siyasi olaylarda en zor müsbet hareket tarzları ortaya koymuştur. Son yüzyılın Osmanlı siyasetinden batı tarzı siyasete geçiş dönemlerinden, cumhuriyetle dağılmış birlikteliği toparlamak için gösterdiği tevhid edici siyasi ve tarihi söylemleri başlı başına müsbet hareket zincirleridir. Bu konu topyekün olarak araştırılmamıştır. Bediüzzaman büyük bir siyasi dehadır, birleştirici bir siyasi dehadır, yoksa sokak siyasetinin “dedim, dedi” gibi değil.

Sosyolojik gözlemleri ile gündelik dini yaşayışın ve toplumsal dini yaşayışın kırılma noktalarını tedavi etmiştir. Tevhid inancının inşasında en az iki yüz yönden Allah’ın varlığını aklın anlayacağı boyuta taşımış, İslam dünyasında asırlardır tekrar edilen tek düze tevhid inancını batı felsefesi ve ilminin karşısında onları darmadağın edecek kadar müsbet tutumu sergilemiştir. Yine Peygamberimizin (asm)  varlığını yüz değişik perspektiften müsbet bir şekide anlatmış, nübüvvetin ve risaletin bayrağını en müsbet noktaya dikmiştir. Ubudiyetin zorunluğu ile ibadetin gereği konusundaki izahları tembel ve rehavet içindeki nefsi müsbet bir duruşa getirmiştir.

Ortaçağın tarihi olaylarından Fransız ihtilaline, bizdeki siyasi keşmekeşlere tanzimata, 31 Mart’a daha nice tarihi olaylara tarihçi gibi değil, tarih felsefecisi gibi sentezleyici ve özümseyici yorumlar getirmiştir. Onu eleştirenler bu meselelere hiç girmeyip, kıskanç tutumları ile onu eleştirmişlerdir.

Hakaik-i imaniyedeki müsbet tutumu aklı gözüne inmiş batı felsefesinin sapıklıklarını en müsbet şekilde tedavi etmiştir. İman hakikatlerine mantık, görsellik ve müşahede getirmiştir.

Mektupları ile talebelerinin siyasi, sosyal ve kişisel ilişkilerini ve hizmet durumlarındaki tıkanmalara en müsbet duruşlar getirmiştir.

Kur’an’a ve hakaikına karşı saldırıları metin çözümlemeleri ile yorumlamış. Kur’an kültüründen mahrum ve dili bozulmuş bir topluma öğretici bir bakışla onları Kur’an’ı anlamada olumlu ve yapıcı bir anlama düzeyine getirmiştir. 

Bediüzzaman’ın müsbet hareket tarzı çok yönlü bir tutumdur.

- Reklam -


popüler cevapdünya atlası