Muasır bir medeniyet tasarısı çerçevesinde: “İhlâs Doktrini”

Eklenme Tarihi: 28 Mart 2015 | Güncelleme Tarihi: 23 Ocak 2017

 

Dr. Suad ALKAN’ın Din Hizmetleri ve İhlas Sempozyumu tebliğidir

1960 yılında Milliyet Gazetesinde, sevinç içinde “İslam’ın Dirilişi Kitabı Toplatıldı” haberi yayınlandı. Aynı tarihlerde Milliyet Gazetesi adının yanında, Fakir Baykurt’un “Cüce Muhammet” adlı hikâye kitabı reklam edilmekteydi.

Bu reklam üzerine, Necip Fazıl Kısakürek, mücadeleci ruhunu en çok hissettirdiği Milliyet Gazetesine atfen “Bit yuvası” başlıklı bir makale yazdı. Bunun üzerine Milliyet’in açtığı dava duruşmasında üniversite gençliği arasında biz de bulunmuştuk. Uzun savunmasını yazılı olarak okuyup dosyaya veren Kısakürek, sözlerini şöyle bağladı: “eğer Milliyet gazetesi sahiplerinde genelev kadınlarındaki kadar haysiyet bulunuyorsa bir dahaki duruşmaya gelmeyecektir!” gerçekten Milliyet Gazetesi daha sonraki duruşmaya gelmemiş ve dava düşmüştü.[1]

Sezai Karakoç’a gelince Bediüzzaman Hz.lerine şiddetli tazyiklerin sürdüğü o ceberûtlu günlerde “Kalem Yazmak Zorundadır” başlıklı Nur Risalelerini savunan üç makale yayınladı. “İslam’ın Dirilişi” kitabında ise, edebiyat tarihine geçecek iki yaklaşımı söz konusudur. Mezkûr kitabın “İslam’ın dirilişinde edebiyatın rolü” bölümündeki değerlendirmesi şöyledir:

 

TEBLİĞİN DEVAMI İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ


[1] Bediüzzaman’ın Eşref Edip ve Necip Fazıl Kısakürek hakkındaki hükmü şöyledir: “Sebilürreşad, Doğu gibi mücahidler İmân hakikatlerini ehl-i dalâletin tecavüzatından muhafazaya çalıştıkları için, ruh u canımızla onları takdir ve tahsin edip onlarla dostuz ve kardeşiz-fakat siyaset noktasında değil. Çünkü İmân dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost düşman, derste fark etmez. Halbuki siyaset tarafgirliği, bu mânâyı zedeler, ihlâs kırılır. Onun içindir ki, Nurcular emsalsiz işkencelere ve sıkıntılara tahammül edip Nuru hiçbir şeye âlet etmediler. Siyaset topuzuna el atmadılar.”

 

popüler cevapdünya atlası