Medressetüzzehra’nın Öğretim Elemanı Portresi

Eklenme Tarihi: 05 Şubat 2017

ÖZET

MedresetüzzehraBediüzzaman’ın özelde güneydoğu ama genel anlamda tüm İslam alemi için öngördüğü bir yükseköğretim projesidir. Bu kurum din ve fen ilimlerinin adaptasyonunun öngörüldüğü ve karşılıklı güzel özelliklerinden faydalandığı çoğulcu yapıya sahip bir projedir. Bu projede çalışacak veya ders verecek araştırmacı veya öreticinin de bu kurumun hedeflerini gerçekleştirme konusunda gerekli özellikleri bünyesinde barındırması gerekmektedir.  Bu yolla hem örgün kurumlar hem de sivil olarak din eğitimi veren medreseler birbirlerinden faydalanacak ve deneyim paylaşımı sözkonusu olacaktır.

Anahtar kelimeler: Medresetüz’zehra, müderris, medrese, çoğulculuk.

 

GİRİŞ:

Öğreticilik tarihin her döneminde toplumun yönlendirilmesi ve geliştirilmesi anlamında etkili olmuştur. Yaşanılan süreçlerde bilginin aktarılması, aktarılma biçimi ve etkililiği güncelliğini korumuştur. Her dönemde, bilgi üreten ve toplumun yönlendirilmesinde etkin rol alan büyük bilginler ve bilim adamları bu anlamda saygı görmüşlerdir. Her dönemin mevcut toplum yapısı ve öğretim konuları, öğreticinin sahip olması gereken yeterlikleri etkilemiş ve farklılaştırmıştır.  Dünyanın tüm ülkelerine nazaran İslam dünyasında eğitim ve öğretim daha erken dönemde kurallı hale gelmiştir. Özellikle Büyük Selçuklular döneminde medreselerin açılması ve eğitimin örgün olarak yapılması ihtiyacı buna işaret eder.

İslam eğitim tarihine bakıldığı zaman öğreticilik mesleğinin farklı isimlerle zikredildiğini görmekteyiz. Esas itibariyle öğreticilik yapanlar için kullanılan mu‘allim, müeddib, müderris; öğreticilik yaptığı özel ihtisas alanına göre fakih, kıssacı, şeyh, müktib, kurrâ, unvan ve taltif amacıyla kullanılan, üstad, âlim, molla, hoca, isimleri kullanılmıştır.

Bediüzzzaman’ınn risalelerine bakıldığı zaman Ezher’e kardeş veya Darülfünuna mümasil bir öğretim kurumu olarak projelendirmeye çalıştığı Medresetüzzehra’da ders verecek öğreticler için “müderris ifadesini kullandığını görmekteyiz. Müderrisin günümüz Türkçesindeki karşılığı ders veren kişi yani günümüz akademik ünvanlar itibariyle çeşitli kademelerdeki öğretim elemanıdır.  Risalelerde bunun çerçevesi Münazarat’ta belirtilmiştir. Ancak Bediüzzaman’ın, öğretici konumunda bulunanlardan beklentisi sadece bununla sınırlı değildir. Farklı eserlerinde bu konuyla bağlantılı olarak algılanabilecek ifadeler de bu çerçevede değerlendirilebilir. Bu tebliğde risalelerin farklı eserlerinde öğretici özelliği olarak algılanabilecek ifadelerden hareketle öğretim üyesi portresi ortaya koymaya çalışacağız. Bunu yaparken medresetüzzehranın kurulma amacı, muhtevası ve hedefleri ortaya konacak ve bunlara uygun öğretim elemanı protresiotrtaya konmaya çalışılacaktır.

MEDERESETÜZZEHRA’NIN KURULUŞ AMACI, MUHTEVASI VE HEDEFLERİ

  1. İslamiyete ve insaniyete hizmet etmesi
  2. Eğitimi özellikle mahrumiyet içerisinde olan doğuya getirmesi
  3. Meşrutiyetin ve hürriyetin mehasinini göstermek
  4. Kürt ve Türk alimlerinin istikbalini sağlamak / bunları bu müessesede istihdam etmek.
  5. İslamiyeti, onu paslandıran hikayat ve taassubat-ı barideden kurtarmak /doğru İslamiyetin anlaşılması önünde zihinlerde meydana gelen engelleri kaldırmak.
  6. Maarif-i cedideyimedarise sokmak için bir tarik ve ehl-i medresenin nefret etmeyeceği saf bir menba-ı fünun açmak / örgün eğitim standartlarını ve meşruiyet ölçülerini bu kurumda geçerli kılarak medreselerdeki alimlerin bu uygulamalardan uzak durmasının önüne geçmek yani modern ilimleri medresenin ayağına götürüp hizmetine sunmak.
  7. Ehl-i medrese, ehl-i mekteb, ehl-i tekkenin musalahalarıdır. En azından maksatta ittihatı sağlamak.
  8. Kürt medreselerinde adet-i müstemirre olan talim-i infiradiyi halka ve daireye tebdil etmek / Geleneksel ve öğrenme sürecini uzatan birebir ders verme yerine sınıf anlamındaki uygulamalara geçmek.
  9. Arabistan, Hindistan, İran, Kafkasya, Türkistan, Kürdistan'daki milletleri menfi ırkçılık ifsat etmesin. Hakiki, müsbet ve kudsi ve umumi milliyet-i hakikiye olan İslamiyet milliyeti ile "inneme'l-müminuneihvatun" Kur'an'ın bir kanun-u esasisinin tam inkişafına mazhar olsun.“
  10. "Felsefe fünunu ile ulum-ı diniye birbiriyle barışsın ve Avrupa medeniyeti İslamiyet hakaikiyle tam müsalaha etsin.“
  11. Anadolu'daki ehl-i mektep ve ehl-i medrese birbiriyle yardımcı olarak ittifak etsin.
  12. Ukulün yanında en ala bir mektebkulub yanında en ekmel medrese vicdanlar nazarında en mukaddes zaviye olacaktır. Hem mekteb, hem medrese, hem tekke olacaktır.
  13. Fünun-u cedideyi, ulum-u medaris ile mezc ve derc" etmek / Fen ve din ilimlerinin adaptasyonunu ve oryantasyonunu sağlayarak iki tarafın nazarını diğerinde kullanabilmeyi sağlamak.
  14. Vicdanın ziyası ulum-u diniyedir. Aklın nuru fünun-u medeniyedir, ikisinin imtizacından hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit birincisin de taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder.
  15. Bir menzili mektep, bir hücresi medrese, bir köşesi zaviye, salonu dahi mecmaü'l-küll, biri diğerinin noksanını tekmil için bir meclis-i şura olacak.
  16. Darulmuallimini muvakkaten şu darulfünun dairesinde merkez kılmak ve mezc etmek. Mekteb (Darulmuallimin)'deki "intizam ve tefeyyüz ondan buna (medreseye) geçsin ve fazilet ve diyanet, bundan (medrese) ona (mekteb) geçsin; tebeddül ile herbiri ötekine bir kanat verip zülcenaheyn olsun.

MEDRESETÜZZEHRA’NIN HEDEFLERİNİ GERÇEKLEŞTİRECEK ÖĞRETİM ELEMANININ ÖZELLİKLERİ

Bediüzzzaman bu kuruma atanacak öğreticilerin taşıması gereken en temel özelliği şöyle ifade eder: Medresetüzzehra'da müderrisler "zülcenaheyn" (yani zahiri ve batıni ilimlere/ fen ve din ilimlerine sahip olmalıdırlar.) Kürt ve Türklerin mutemedi olan Ekrad ulemasından" veya mahalli lisana (yani Kürtçe ile iletişim kurabilmesi için bu dile) "aşina" olanların müderris tayin edilmesi sağlanmalıdır. Bu üç dilde birden tedrisat yapılmasının müderris açısından ifadesidir. Başka bölgelerde kurulacak medreselerde ise o bölgedeki mahalli dili bilen veya aşina olanların müderris olarak düşünüleceğine de işaret etmek gerekir.

Ayrıca Medresetüzzehra’nın özelliklerinden hareketle müderrislerde / öğretim elemanlarında bulunması gereken özellikleri şöyle sıralamak mümkündür:

  1. Farklılıklara saygılı olmalı ve çeşitliliği benimsemelidir. Kuranın terbiyesinden geçmiş küresel bakış açısına sahip, çokkültürlülüğü benimsemiş olmalıdır. (Çünkü farklı dil, kültür ve etnik kökene sahip insanları eğitecektir.)
  2. İman çerçevesinde özgürlüğüne düşkün olmalı. Öğretirken ve üretirken özgür düşünebilmeli ve bu düşüncesini muhatabına da aktarma konusunda yeterli donanıma sahip olmalıdır.
  3. Doğru dini bilgilere sahip olmalı ve bunu edinmenin yollarını öğretebilecek donanıma sahip olmalıdır. Bu yolla dine sonradan karışmış olan ve insanları dinden önemli ölçüde uzaklaşmasına sebep olan unsurların ayıklanmasını sağlama yeteneğine sahip olmalıdır.
  4. Küresel bir bakış açısına sahip ve “Bütün inananlar kardeştir” kaidesince özelde Müslümanları ve genel anlamda tüm insanlığı kuşatacak doğru müsamaha kültürüne sahip olmalıdır.
  5.  Kuran’ın öngördüğü müsbetmillliyet anlayışına sahip olmalı ve indirgemeci etnik köken milliyetçiliği hastalığının farkında olmalıdır. Bu farkındalıkla birlikte müsbet İslam milliyetine kuvvet verirken, “öteki”ni yok sayan, ezen  anlayışı ortadan kaldırma gayreti içinde olmalıdır..
  6. Üstlendiği rolün farkında olmalı ve halkın bu makamda ders verene gösterdiği itimadı ve hüsn-ü zannı kırmamalıdır.
  7. Fen ve din ilimlerinden hangisini veriyorsa diğerinin mantığını bilmeli, kurumsal olarak bu ikisinin birlikte okutulmasına destek vermeli, bireysel olarak da kendi sahip olduğu bilim alanının konularını, diğer alanın gözüyle de değerlendirme yeteneğine sahip olmalıdır. (İnterdisipliner yaklaşım)
  8. “Her fennin kendi lisanıyla Allah’ı tanıttığı” düşüncesinden hareketle bulunduğu bilim dalının muhtevasını gerektiğinde hikmet yönüyle anlatabilmelidir.
  9. Üniversitelerde ders veren öğretim elemanlarının sahip oldukları öğretim yöntemi teknik ve stratejilerini iyi bilmeli, kendi dersini anlaşılır kılabilmek için fayda verecek her türlü faydalı kuram ve anlayışları kullanabilmelidir.
  10. Bulunduğu alanda ihtisaslaşmayı esas alarak, özellikle medreselerde tüm ilimlere vakıf olma yerine, genel özelliklere hakim olup özellikle bir dalda (şube) derinliğine bilgi sahibi olmalıdır.
  11. Anabilim dalına göre uzmanlaşan hocaların farklı alanlarla birlikte çalışabilme becerisine sahip ve eğilimli olması gerekir.
  12. Farklı disiplinler arası eğitim öğretime açık olmalıdır.
  13. Özellikle din bilimleri alanında çalışan hocalar öğrettikleri bilgileri ispat ve muhataplarını ikna için araştırmacı bir ruha (alim-i muhakkik)  sahip olmalıdırlar.
  14. Özellikle İslam’ın temel konularını işlerken/öğretirken ele alınan konular arasındaki dengeyi gözetmelidir. (Hakim-i müdakkik). Anlatılan konular arasındaki bağlantılara veya bir meselenin diğer bir mesele ile ilişkisine vakıf olmalıdır.
  15. Muhataplarını ikna edebilmek için kendi zamanının gelişmelerine hakim olmalı ve uygun çözüm önerileri üretebilmelidir.
  16. Farklı dilleri bilmeli, aşina olmalı veya öğrenmeye istekli olmalıdır.
  17. İslâm medeniyetinin yaşadığı bu ikinci büyük buhranı anlamlandırabilecek ve aşabilecek kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirleyerek, bu hedefleri adım adım hayata geçirmeyi mümkün kılacak, bir medeniyetin teşekkül süreçlerini oluşturan bir biliş (ilim/mektep/Mekke süreci), oluş (medrese/irfan/Medine süreci) ve varoluş (felsefedeki değil, tasavvuftaki anlamıyla hikmet /tekke-zaviye / medeniyet süreci) yolculuğunun temellerini atmak, böylesi bir yolculuğa bizatihî öncülük etmektir.

SONUÇ:

Medresetüzzehra İslam aleminde yeni bir eğitim anlayışı inşa etmek üzere kurgulanmış bir projedir. Bediüzzaman’ın bu projesi farklı kültürlerin bir arada yaşama zorunluluğunun bulunduğu tüm ortamlarda uygulanabilecek bir projedir.

Projenin özellikleri dikkate alındığında bu projede yer alacak öğretim kadrosunun portresi de ortaya çıkmaktadır.  Hoca çok kültürlü yaşamın ihtiyacına uygun eğitim verebilecek özellikte olmalıdır.  Kendi dönemini tanıyan ve modern eğitimin öngördüğü tüm olumlu özellikleri bünyesinde barındırarak, dini ve moral değerleri de benimsemiş ve özümsemiş olmalıdır. Dil konusunda ders vereceği ortamda geçerli dillere hakim olmalıdır.

Özetle Bediüzzaman,;medresetüzzehra projesinde çok geniş bir bakış açısı ortaya koymuştur. Bu proje ile eserin yazıldığı dönemin ve bölgenin sorunlarına sunulan geniş perspektifli çözüm önerileri bu dönemde de aynen uygulanabilir önerilerdir. Böyle bir kurumda görev alacak personelinde temsil özelliğinin ön planda olması gerekmektedir.

 

KAYNAKÇA:

Ahmet Çelebi, İslam Eğitim Öğretim Tarihi, İstanbul, 1964.

Said Nursi; Münazarat, Yeni Asya Yay. İstanbul, 1994.

Said Nursi; Divan-ı Harbi Örfi, Sözler Yay. İstanbul, 1990.

Said Nursi, Sünuhat, Yeni Asya yay. İstanbul, 1997.

popüler cevapdünya atlası