MEDRESETÜZZEHRA ÜNİVERSİTESİ ARTIK KURULMALI

Eklenme Tarihi: 19 Şubat 2017 | Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2017

"Ne yapayım acele ettim, kışta geldim. Siz inşallah cennet-asa bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen tohumlar, zemininizde çiçek açacaktır."

Van’da 117 yıllık hayal olan Medresetüzzehra Üniversitesi’nin kurulma zamanı geldi. Cennet gibi bir bahar yaşanıyor.  Medeniyetimiz yeniden diriliyor, yükseliyor. Türkiye, mirasına sahip çıkıyor. Selçuklunun, Osmanlı’nın Alparslan’ın ve Fatihin varisi benim, biziz diyor. Türkiye, yitik hazinelerini, kaybettiği yerde arıyor. Medeniyetimizin üzerinde yükseldiği bütün değerleri, can kulağıyla dinliyor. Bir asır önce bize seslenen Bediüzzaman’a kemiklerini misafir eden topraktan, o toprağın kapıcısı olan Van Kalesi’nin yanı başından, ey büyük mütefekkir, seni duyduk diyoruz. Bir asır sonra bugün, Bediüzzaman’ın ferasetini keşfediyoruz. Bir asır sonra bugün ülkemizin saygın üniversitelerinden gelen profesörler, Bediüzzaman’ın eğitim modelini deşifre etmeye çalışıyor

“Said Nursi Türk, Kürt, Arap ve Çerkezin Ortak Değeri”

Bir asır sonra bugün, doğunun, Asya’nın ve Kafkasların, adalet, kardeşlik ve kalkınma şifrelerini barındıran ‘Medresetüzzehra Üniversitesi’ne can suyu vermeye çalışıyoruz. Bir asır sonra bugün, bir Kürt olan Said Nursi’yi Türklerin ve Kürtlerin, Arapların ve Çerkezlerin, ortak değeri yapan, o engin medeniyetimize sondaj yapıyoruz. Bu sempozyumu, bu büyük mütefekkirin, doğduğu topraklarda, sürgüne gönderildiği ana kucağında gerçekleştiriyoruz. Benzer binlerce gayret olduğunu biliyorum. Bu baharın çok çiçeklere can verdiğini görüyorum”

“Bu Münbit Topraklarda Açan Çiçekler Türkiye’ye Gerçek Bir Bahar Yaşatacak”

Said Nursi, Ahmedi Hani, Fekiye Teyran. Bu münbit topraklarda açan çiçeklerin Türkiye’ye gerçek bir bahar yaşatacağına bütün kalbimle inanıyorum. Said Nursi, olağanüstü zor şartlarda yaşadı. Millet ve medeniyet. Huzur ve kardeşlik, din ve maneviyat için ömrü boyunca, çok faniye nasip olmayacak bir dirayetle çalıştı. Manevi Medresetüz Zehra’yı zindanlarda, sürgünlerde, hastalık ve acılar içinde kaleme aldığı Risale-i Nur eserleriyle kurdu, geliştirdi.

Ayakkabıcılardan, çantacılardan, bakırcılardan, esnaftan, işçiden, köylüden, hocalar, rehberler yetiştirdi. Bugün bu salonda bulunan akademisyenler, kıymetli hocalarımız, o sıradan insanlara çok şey borçlu. O sıradan insanlarla teması, büyük bir onur kabul ettiğinizi biliyorum. Burada toplandık çok değerli tebliğler sunulacak. Görüşlerinizi, düşüncelerinizi, Strateji ve eylem planlarınızı ilmi bir platformda paylaşacaksınız, başka hiçbir sonucu olmasa bile, bir araya gelmek, Türkiye’nin ve gönül coğrafyamızın, dertlerini, bu dertler için geliştirilmiş tedavileri tartışmak hayati derecede önemli. Fakat madem bir bahardayız, başka bir sonucu da olmalı, Said Nursi’nin bu topraklardaki kardeşliğin bekası için projelendirdiği Medresetüzzehra Üniversitesi artık kurulmalı

“Bediüzzaman’ın Eğitim Modeli Tüm İslam Coğrafyasında En Üst Düzeyde Tartışılmalı”

Başka bir sonucu da olmalı, Van’dan, bu topraklardan çıkan irfan, çok daha görünür kılınmalı. Başka bir sonucu da olmalı, Bediüzzaman’ın eğitim modeli, tüm İslam coğrafyasında en üst düzeyde tartışılmalı. Başka bir sonucu da olmalı, Van Kalesi, büyük medeniyetlere şahitlik etmiş bu mezar taşı, Türkiye’ye ve bütün insanlığa, kardeşlik, birlik ve muhabbet mesajları üreten bir merkez olmalı.

Said Nursi’nin etrafında toplanan ve kıt kanaat geçinen engin gönüllü, irfan sahibi insanlara layık olmak, o irfanın yetiştirdiği bilim adamlarının çok daha büyük işler başarması ile mümkün. Biz bu sempozyumdan, bunu ümit ediyoruz, bunu bekliyoruz.

Buradan, üniversitelerinize döndüğünüzde, burada, sizden daha büyük işler bekleyenler olduğunu, bu millet ve medeniyetin, çok daha görkemli bir bahar için, imkânlarınıza uygun bir çalışma beklediğini lütfen aklınızdan çıkarmayın. Bizim sizin üzerinizdeki hakkımız bu olsun.

Ey yüzden tâ üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş, sâkitâne benim sözümü dinleyen ve bir nazar-ı hafiyy-i gaybî ile beni temâşâ eden Said, Hamza, Ömer, Osman, Yusuf, Ahmed, v.s. Size hitap ediyorum. Tarih denilen mâzi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizinle konuşuyorum. Vasi belli. Vasiyet belli. Varis belli. Allah, İşinizi, işimizi kolaylaştırsın.

Medrsetüzzehra Sempozyumu, Van 12-14 Ekim 2012, Merak Yayınları, Risale Akademi, Bilimsel Etkinlikler Serisi: 8, s. XLI, Ankara. 

popüler cevapdünya atlası