Maddi ve manevi tahribat gelecek nesilleri tehdit ediyor

Eklenme Tarihi: 23 Aralık 2013 | Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2019

Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç’ın Sanat, Marifet ve İttifak İçin Sosyal Kalkınma Sempozyumu açış konuşmasıdır

Sayın Bakanım, Sayın Bakan Yardımcım, Sayın Müsteşar Yardımcımız, Dicle Üniversitemizin çok değerli Rektörü ve bu sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen Risale Akademi ve Akademik Araştırmalar Vakfının, Diyarbakır’ımıza hizmet etmekte olan değerli sivil toplum örgütlerimizin, kamu kuruluşlarımızın, siyasi partilerimizin çok değerli temsilcileri,

Ben de benden önceki konuşmacılar gibi eşref-i mahlûk olan insanın hizmetine sunulan ve onun için yaratılmış olan kâinata daha iyi hizmetlerin götürülmesine vesile olacak böyle bir sempozyumun Diyarbakır’da düzenlenmesinden duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Özellikle bu sempozyumun başta Diyarbakır olmak zere, ülkemize ve insanlık âlemine hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Sayın Bakanım, değerli misafirlerimiz,

Bugün maalesef ki dünyanın bir bölümü benzeri görülmemiş bir zenginliği ve refahı yaşarken, diğer bir bölümü de açlık, bulaşıcı hastalıklar ve doğal afetler gibi birçok tehdit ve zorlukla karşı karşıya bulunmaktadırlar.İnsan faaliyetlerinin çevre üzerindeki baskıları ise gün geçtikçe derinleşmekte ve yaşam için gerekli olan doğal kaynaklar geri dönülmez bir biçimde tahrif edilmektedir. Bu sorunun temelinde ise sürdürülebilir olmayan üretim-tüketim şekillerinin ve yaşam tarzlarının yattığını da çok iyi bilmekteyiz.

Günümüzde nüfus 7 milyar civarına ulaştı. 2040 yılında bu rakkamın 9 milyara ulaşacağını tahmin ediyoruz. Bunun da kaynaklara olan talebi katlayarak artırması kaçınılmaz olacaktır. Ekonomi, çevre, sosyal gelişme arasındaki ilişkileri bütünleşik bir şekilde kurgulanmış bir kalkınma stratejisi belki bu günkü sorunları çözebilir. Ancak bu eğilimin gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama noktasında cevap verebilir olması önemlidir. Dolayısı ile kalkınma stratejisi sadece bugünkü nesiller değil, gelecek nesillere de düşen, sadece ekonomiyi değil, sosyal ve çevresel boyutları da dikkate alan, bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Sadece ekonomik büyümeyi göz önünde bulundurmak hem geri dönülmez çevresel felaketlere, hem de sosyal adaletsizliğe yol açar. Son yıllarda yaşadığımız deneyimler bu yaklaşımın önemini fiilen gözümüzün önüne getirmektedir. Genelde ekonomi, çevre ve sosyal boyutlar üzerine kurgulanan sosyal kalkınma programına dördüncü bir ayağın eklenmesi de bence çok önemlidir. Bu da manevi değerlerimizin korunması, yaşatılması ve yeni nesillere aktarılarak kendisi ile ailesi ile ve çevresi ile toplumu ile barışık nesillerin yetiştirilmesidir. Demokrasi ile bütünleşen bu yaklaşım, gerçek anlamda ve insan odaklı bir kalkınma anlayışı ile sürdürülebilecektir. Bu gün biz de Hükümetimizin politikaları çerçevesinde insan odaklı bir hizmet götürme yaklaşımını bütün taşra teşkilatı mensupları olarak uygulamaya gayret gösteriyoruz.

Değerli misafirler,

Dünya, bize atalarımızdan miras değil. Biz dünyayı çocuklarımızdan mirasçıları olarak, onlardan ödünç almış olarak kullanmak durumundayız. Çünkü kâinat, aynı zamanda Allah’ın bütün insanlara emanetidir. Geçtiğimiz yüzyılda büyük bir güç kazanan ve günümüzde artık her düzeyde tartışılıp sorgulanmaya başlayan popüler dünya tasavvuru, dini ya yok sayıp reddetme ya da onu ihmal etme esasına dayanıyordu. Geçtiğimiz yüzyılın ideolojileri bizlere, bir din olarak İslâm’la sınırlı olmaksızın, insanlığın kutsalla irtibatını kaybettiği zaman neler yapabileceğini, haddi aşmanın bedelinin neler olduğunu çok da acımasız bir şekilde göstermiştir. Pek çok kişi kutsalı ve maneviyatın rehberliğini kör bir cesaretle terk etti. Sonuç, tabii ki hazin oldu. Nihayet insan, sadece Yaratıcısıyla olan bağını kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda o kendi evrenini şekillendiren sahici dünyada da umudunu kaybetmeye başladı ve kaybetti. Bütün bunları son birkaç yüzyıla sığdırmayı başaran insanoğlu, bugün kendi gerçeklik zemininin nasıl kaydığını da, fiziksel ve manevi çevre tahribatının gelecek nesilleri nasıl da tehdit ettiğini geç de olsa fark etti.

Bu söylediklerim kötümser bir tablo olarak görülebilir. Ancak Biz dindarlıkla ümidi korumak arasında çok sıkı bir bağın olduğunu biliyoruz. Çünkü her Müslüman, “Allah’tan umut kesilmez” inancının bihakkın sahibidir. Dolayısı ile her insan, bir özne olarak, evrenin Yüce Sahibinin buyruklarına uygun bir şekilde tanzim edilmesinde, bilinen ve devam edegelen sürekliliğinin korunmasında, gayret ederek bu uğurda inisiyatif almaktan geri duramayacaktır. Bu bağlamda, günümüz dünyasının en büyük 3 hastalığı olan cehalet, fakirlik ve ihtilafla mücadele etmek için ise Hükümetimizin ve Bakanlığımızın ve özellikle bizler, hizmetçileriniz olarak büyük bir gayret içerisinde olduğumuzu ifade etmek isterim. Artık il ve ilçelerimiz düzeyinde sosyal sorunları, stratejik planlama fikri ile ele alıyor olmamız, meselelerimizin çözümü hususunda çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Bu çerçevede gerek ekonomik ve istihdama dönük yatırımlarımız, gerek eğitim ve kültür alanında yürüttüğümüz çalışmalarımız, gerekse de kadın, çocuk ve gençlere yönelik sosyal destek programlarımız ile reçeteler oluşturarak çareler üretme noktasında gayretler gösteriyoruz. Tabii ki Sayın Bakanımıza ilimizdeki bu projelere vermiş olduğu destek dolayısıyla huzurlarınızda teşekkür etmeyi de bir görev kabul ediyorum.

Bütün bunların yanında ve en önemlisi son bir yıldır bölgemiz başta olmak üzere ülkemizin her köşesinde esen, milli birlik ve kardeşliğimizi pekiştiren bahar havası ittifakımıza güç katmakta ve geleceğe daha güvenle bakmamıza vesile olmaktadır.

Sözlerime burada son verirken, meselelerimizin derinlemesine inceleneceği ve yeni çözüm önerileri getirileceği böyle bir sempozyumun düzenlenmiş olmasından dolayı bir kez daha şükranlarımı sunuyorum ve sözü Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin ifade ettiği gibi “Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesinin Kur’an ve İslam’ın altın iklimini solumak ve emirlerine ittiba etmek” olduğunu belirtiyor hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

 

popüler cevapdünya atlası