Lemeât okumaları notlarıdır

Eklenme Tarihi: 09 Ekim 2019 | Güncelleme Tarihi: 09 Ekim 2019

Meltem ÇELEBİ

Bediüzzaman 1878'de Bitlis'te doğmuş, çok kısa bir süre dini eğitimi almış, bütün kaynak ve temel kitapları okuyarak kendisini yetiştirmiştir. En büyük isteği doğuda bir medresetüzzehra, yani şark üniversitesi açmaktır.

Osmanlının batış zamanında batı eğitimi başlıyor. Bediüzzaman üniversitesinde hem aklî bilimleri, hem de din ilimlerini beraber tasarlıyor ve o devrin müsbet hareket öncülüğünü yapıyordu.

Lemeat, parıltılar demektir. Hakikat Çekirdekleri’nin 1.si 1920'de, 2.si 1921'de yazılmıştır. Lemeat ise, 1921'de Ramazan ayında 20 gün içinde yazılmıştır. Bu arada Lemeat ile Eski Said'den Yeni Said'e geçiş oluyor. 1949’da ise 3. Said dönemine geçiyor. Hakikat çekirdekleri Eski Said, Lemeat ise Yeni Said döneminde Ramazan'ın iki hilali arasında yazılmış bir yıldızdır. İkili beyitler halinde yazılıyor. Nazım, şiir, nesir ise düz yazı demektir. Araplarda şiir panayırları yapıldığı bilinmektedir. Kur'an şiir değildir ama şiir gibi kafiyelidir. Şiir abartılı bir anlatımdır. Şiir, sözleri parlak hayallerle süslendirip beğendirmek ister. Lemeat, sünuhat şeklinde şiire benzer şekilde yazılmış. Risale-i Nur'un çekirdeği Lemeat'tır.

Bediüzzaman, hakikat ve anlam peşinde koşmuştur. Risale-i Nur, hakikatleri ortaya koyan bir kitaptır. Kur'an ayetleri yıldız gibidir. Şiir, bir ifade vasıtasıdır. Hüsn-i mücerred, yalın güzellik demektir. Hz. Ali (ra.) “Kişi bilmediği şeyin düşmanıdır.” der. Bu nedenle hakikat bilinmelidir ki, düşman gibi görülmesin.

Kari, okuyucu demektir. Mensur şiir, nazım ve nesir arası eserdir. Asıl olan manadır. Müstemi’, dinleyici demektir.

Komünizm, Allah'ı inkârdır. Çok tanrı olsaydı ya da kominizmin iddia ettiği gibi tanrı olmasaydı, kıyamet çoktan kopardı. Kâinat, bir bürhan-ı muazzamdır. Kâinatta her bir varlık hatta bütün zerrat, kendi lisanlarıyla ayrı ayrı Allah'ı tesbih ediyorlar. Allah Teâlâ (cc.) her şeyde tecelli ediyor. Her bir varlığı, çok harika ve sanatlı bir şekilde yaratmıştır. Allah (cc.) bütün canlıları rızıklandırdığı ve bütün ihtiyaçlarını aralıksız karşıladığı gibi, İnsanlara yol göstermek için peygamberler, peygamberlere de kitaplar göndermiştir.  

Allah’ın (cc.) esma ve sıfatları, bütün yaratılanlara kapı açıyor. İnsanların dillerinin ve seslerinin farklı yaratılmış olması da esma ve sıfatların tecellisidir. Kâinat bir küçük insandır.

Kur'an'da ince bir mantık var. Ayetler delile bağlıdır. Sağında zihinler, altında mantık ve bürhan, hedefinde iki cihan saadeti, önünde hüsün ve hayır var. Kur'an-ı Azimüşşan bir tevhid denizidir.

İhlas, şahit olunanların tek bir elden çıktığına işarettir. Allahüssamed, her şeyin O'na muhtac olduğu, O’nun hiçbir şeye muhtac olmadığı anlamındadır. İhlas suresinde: tevhid-i Rububiyet, tevhid-i Kayyumiyet, tevhid-i Celaliyet, tevhid-i Sermediyet, tevhid-i Camiiyyet vardır. Kur'an baştanbaşa bir tevhid kitabıdır. Sebepler ise, sırf zahiridir.

popüler cevapdünya atlası