KAVRAM OLARAK TEBESSÜM

Eklenme Tarihi: 24 Aralık 2017

Ali IRMAK

Tebessüm sözlükte; “Güler gibi olmak, hafifçe gülmek”, gülmek ise; 1. İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. 2. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. 3. Biriyle alay etmek.” (TDK, Büyük Türkçe Sözlük) olarak geçmektedir. ün bir anlamı da “ar” dır. (TDK, Büyük Türkçe Sözlük).

“Gülmek” başlığında ise; Klasik kaynaklarda genellikle, “sevincin veya psikolojik açıdan rahatlamanın bir ifadesi olarak dişler görünecek biçimde yüzün gerilmesi” şeklinde tarif edilen gülmenin hafif derecede olanına tebessüm,  yüksek sesle olanına kahkaha denildiği belirtilir. Kindî, gülmeyi tabii bir fiil olarak göstermiş ve hem fizyolojik hem de psikolojik tezahürlerine göre tarif etmiştir. İbn Sînâ’ya göre gülme, nâtık nefsin amelî gücünden doğan tepkisel bir durum olup insan türünü ifade eden bir özellik taşır. Meselâ, “İnsan gülen bir varlıktır” denildiğinde “gülen” kavramı bütün insanlar için ortak ve ayrılmaz bir özelliği gösterir şeklinde alınmıştır. (İslam Ansiklopedisi, GÜLME cilt 14-s.220).

Kur’an’da…

Kur’anda ise gülmek ve tebessüm birçok ayette farklı şekillerde geçmektedir.

“Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.” (Tevbe Suresi, 82)

“Karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.” (Hud Suresi, 71)

"Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size Benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz." (Mü'minun Suresi, 110)

(Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." (Neml Suresi, 19)

Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, bir de ne görsün, onlar bunlara (alay edip) gülüyorlar. (Zuhruf Suresi, 47)

Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar. (Zuhruf Suresi, 57)

Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur. (Necm Suresi, 43)

(Alayla) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz. (Necm Suresi, 60)

Güler ve sevinç içindedir. (Abese Suresi, 39)

Doğrusu, 'suç ve günah işleyenler,' kimi iman edenlere gülüp-geçerlerdi. (Mutaffifin Suresi, 29)

Artık bugün, iman edenler, kafir olanlara gülmektedirler. (Mutaffifin Suresi, 34)

Ayetlerden de anlaşılacağı şekilde alaylı gülmek men edilmiştir. Ama tebessüm gülmenin aksine teşvik edilmiştir.

Tebessüm, güler yüzlü olmak, az gülmek, gülünç olmak, gülmek, çok gülmek, kahkahayla gülmek, yapmacık gülmek, boş yere gülmek, alay edici, incitici ve küçümseyici gülmek, güldürmek, boş yere güldürmek fiilleri arasında farklar vardır. Bunların hiçbirisi diğeriyle aynı fiil değildir.

Hadislerde…

Hadislerde de tebessüm sadaka olarak kabul edilmiştir.  “Güler yüzle insanlara selâm vermen sadakadır.” Câmiü’s-Sağîr, 4/1513, hadisinde olduğu gibi;  “Allah yumuşak ve güler yüzlükimseyi sever.” Câmiü’s-Sağîr, 2/503,  “Siz mallarınızla bütün insanları memnun edemezsiniz. Öyle ise, güler yüzlülüğünüz ve güzel huyunuzla onları memnun ediniz.” Câmiü’s-Sağîr, 2/661, “Allah Müslüman kardeşine surat asan kimseye buğz eder.” Câmiü’s-Sağîr, 2/500  “Allah’tan kork ve hiçbir iyiliği küçümseme. Bu, su isteyen birisine kovandan su vermek veya Müslüman kardeşini güler yüzle karşılamak dahî olsa.” Müslim, Birr, 144; Tirmizî, Et’ime, 30.

Tebessüm insana has bir davranıştır. İnsanın karakterini de belirler aynı zamanda. Önemli olan bu davranışı sergilerken dengeyi korumaktır asıl olan. Alaycı gülme, kahkaha ile gülme, başkalarını rahatsız edici gülme değil, içten gelerek bir gülüştür bizim arzuladığımız ve anlatmaya çalıştığımız.

Risale-i Nur’da…

Risale-i Nur’da “tebessüm” kavramı birçok yerde geçmektedir. Risale-i Nur bu zamanın anlayışına uygun olarak tebessüme farklı bir boyut kazandırır. İnsani bir davranış olarak ele alınan tebessüme Risale-i Nur bir de tefekkür, şükür boyutu katar. 
Bediüzzaman, okuyucusunu tebessüm eden yıldızlara baktırmış ve tefekküre kapı açmıştır. “Gördüm ki, o nuranî, tebessüm eden suretinde görülen yıldızlar, küre-i arzdan daha büyük ve ondan daha sür'atli bir surette birbiri içinde geziyorlar, dönüyorlar. Bir dakika birisi yolunu şaşırtsa, başkasıyla müsademe edecek; öyle bir patlak verecek ki, kâinatın ödü patlayıp âlemi dağıtacak. Nur değil, ateş saçarlar; tebessüm değil, vahşetle bana baktılar. Hadsiz büyük, geniş, hâli, boş, dehşet, hayret zulümatı içinde semâvâtı gördüm. (e-risale.com, Sikke-i Tasdik-i Gaybi-348).

Bediüzzaman, yıldızların tebessüm eden yüzüne bakmamızı söylererken diğer yönüne de dikkatlerimizi çeker.

Tebessüm etmek aynı zamanda masumiyetin bir göstergesidir. Masumane yapılmayan bir tebessümde sinsilik vardır. Tebessüm hürmet ve rahmetten doğmuştur. Tebessüm edenin kalbinde rahmetin yansıması vardır.

“Bir zaman, İslâmiyetin secâyâ, revâbıt, mehâsin-i ahlâkına işareten rumuz tarikiyle şöyle demiştim: Eğer şu Kâbe'nin ziynet ve nakşını görmek istersen, işte bak: Hayâ ve hamiyetten neş'et eden civanmerdâne humret; hürmet ve rahmetten tevellüd eden mâsumâne tebessüm;…” (e-risale.com, İlk Dönem Esreleri-279-280.)

Aslında burada da tebessüm etme ile ilgili ölçüler vardır. Karşımızdaki bizlere içten gelerek tebessüm ediyorsa en azından bir öyle hissediyorsak onun masumane bir davranış sergilediğinin ve kalbinde merhamet olduğunun ipuçlarını elde ederiz.

Bediüzaman, “…muvakkat lezzetten ziyade, muvakkat eleme tebessüm etmeli, hoş geldin demeli.”(e-risale.com, İlk Dönem Esreleri-290). Diyerek tebessümün hangi durumlarda yani geçici elemlere karşı, sıkıntılardan sonra yapılması gerektiğini belirterek bir de tebessümün şükür yönünün bulunduğuna dikkat çeker. İnsan, geçen elemlere tebessüm edince şükretmiş de oluyor aslında.

Tebessümün, insanın içinde bulunduğu durumu değiştirme gücü vardır. Tebessüm aynı zamanda bir teselli kaynağıdır insana. Zor zamanların manevi müjdesidir. Tebessüme bu şekilde bakıldığı takdirde insan insandan esirger mi bu güzel sadakayı? İnsan bakış açısıyla kışı bahara, sıkıntıları rahmete çevirebilir. Yani kışı gülümsetip bahara bir pencere açtırabilir. Belki bizim o anda bahara çevrilecek kışımız olmayabilir ama karşımızdaki insanın bir tebessümle kışını bahara çevirebiliriz. “Hem bu defa, bize hücumların aynı zamanında kış çok hiddet etti, şiddetli soğuk ve fırtına ile havanın kızdığını gösterdiği gibi, hücumların durmasıyla ve Nurcuların ferahlanmasıyla bu zemherir günleri nevruz günleri gibi gülmeye başladı. O tebessüm, devamla mânevî bir müjde ve teselli veriyor kanaatindeyiz.” “e-risale.com, Emirdağ Lahikası-221”.

Hem, semâvât yüzünde öyle bir haşmet içinde bir parlamak ve bir ziynet içinde bir tebessüm var ki, Sâni-i Zülcelâlin ne kadar muazzam bir saltanatı, ne kadar güzel bir san'atı olduğunu gösterir. Donanma günlerinde kesretli elektrik lâmbaları sultanın derece-i haşmetini ve terakkiyât-ı medeniyede derece-i kemâlini gösterdiği gibi, koca semâvât, o haşmetli, ziynetli yıldızlarıyla Sâni-i Zülcelâlin kemâl-i saltanatını ve cemâl-i san'atını öylece nazar-ı dikkate gösteriyorlar  (e-risale.com, Sözler-819).

Tebessüm,  görebilene Allah’ın muazzam saltanatını, güzel sanatını gösterir. Kâinata bu gözle bakan insan ziynet içindeki tebessümü, yani o sanatın tebessüm ettiğini görür.

Allah gökyüzünü tebessüm eden güzel yıldızlarla donatmış ve süslemiştir. Bediüzzaman, kazandırdığı bakış açısıyla yıldızların bize gülümsediğini, yıldızların lisan-ı halleriyle “ben buradayım ve benim tebessüm ettiğimi gören ehl-i fikri imana ve tevhide davet ediyorum.” dediğini belirtir.  

“…kubbe-i semâda parlayan, tebessüm eden yıldızlarla göğün güzel yüzünü yaldızlamak,    elbette nihayetsiz bir saltanat-ı rububiyetin şeâiridir.

Zîşuura, Onu iş'âr eden muhteşem bir Ulûhiyetin işârâtıdır; ehl-i fikri imana ve tevhide davet eder. (e-risale.com, Sözler-820).

Sadece yıldızlar mı tebessüm etmekte ve bizlere tefekkür zemini sağlamaktadırlar? Tabiki de hayır. Bediüzzaman, yıldızların tebessümlerinin yanında “Nasıl bir dest-i keremle yeşillenen yaprakların diliyle ve bir neş'e-i lütufla tebessüm eden çiçeklerin lisanıyla ve bir cilve-i rahmetle gülen meyvelerin kelimâtıyla ifade edilen hikmetli nizam içindeki adilli mizan;… (e-risale.com. Sözler-913) ifadeleriyle çiçeklerin, ağaçların hatta baharın tebessüm ettiğini söyler.

Bediüzzaman, bütün nebatatın, hayvanatın bir Zât-ı Zülcelâlin vücub-u vücuduna ve vahdetine delâlet ettiklerini söylerken bile tebessüme dikkat çeker.

“Hem bütün mahlûkatın yüzüne tebessüm eden bütün ziynetli nebâtat ve hayvânattaki tezyinat ve gösterişler, bilbedâhe, perde-i gayb arkasında bu süslü ve güzel san'atlarla kendini tanıttırmak ve sevdirmek ve bildirmek isteyen bir Zât-ı Zülcelâlin vücub-u vücuduna ve vahdetine delâlet ederler. (e-risale.com, Sözler-928).

“Letâfet ve cilve-i merhametinden tebessüm eden meyvelerinden her birisi, tesadüfe havalesi hiçbir cihet-i imkânı olmayan harika san'at…” (e-risale.com, Tarihçe-i Hayat-478)

Bakış açısı önemlidir. Mana-i harfiyle kâinata bakan insan, yıldızların,  çiçeklerin, baharın, meyvelerin kısaca her şeyin tebessüm ettiğini görecek ve kendisi de bunlara karşı tebessüm edecektir. Tebessüm eden, etmesini bilen insan asla ye’ise düşmez. Çünkü kâinattaki güzel sanat buna izin vermez. Tebessüm yani konumuz olan muhabbetten gelen, imani bakış açısının kazandırdığı tebessüm aynı zamanda şuurlu bir hayatın da göstergesidir. İnsanın çevresine daha dikkatle bakmasını sağlar.

“Baktım ki, meyvedar ağaçların başlarındaki meyveleri tebessüm eder bir tarzda bana bakıyorlar, "Bize de dikkat et; yalnız harabezâra bakıp durma" diyorlardı.” (e-risale.com, Lem’lar-392). “Kudret kelimelerinden olan şu çiçeğe bak ki, kısa bir zamanda o çiçek tebessüm edip bize bakar; derakab, fena perdesinde saklanır. (e-risale.com, Sözler-118).

Sonuç olarak; tebessüm sadece insanların insanlara karşı yapmış olduğu bir davranış değildir. Tebessüm aynı zamanda insanın kâinatla olan ilişkisinde de önemlidir. Tebessümde merhamet vardır, muhabbet vardır, hürmet vardır, şükür vardır.

Şuurlu bir tebessüm aynı zamanda bir tefekkürdür.

Güzel gören güzel düşünür. O düşünce yüzüne tebessüm olarak yansır.

- Reklam -


popüler cevapdünya atlası