İslam alemine üç ciddi meydan okuma var

Eklenme Tarihi: 07 Şubat 2015 | Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2017

Yazar Yusuf Çağlayan, “İslam alemine üç ciddi meydan okumaya karşı yüzleşen, mücadele eden Risale-i Nur'dur” dedi.

Risale Akademi'nin Cuma akşamları düzenlediği Ankara seminerlerinde “Rüyada Bir Hitabe’nin Sosyolojik bir Okuması” başlıklı bir sunum yapan Çağlayan’ın konuşmalarından notlar şöyle:

Osmanlı 1913’te İslam dünyasında devlet tecrübesini kaybediyor. 1919’daki rüyada hitabe bir yol haritasıdır. 1800’lü yıllarda Yunan tercümeli eserlerin İslam alemine girmesi ben ve varlık algısını vahiy dışı, akıl çelici entellektüel düşüncesini yaygınlaştırdı. Gazali felsefe boyutlu mukabelede bulunuyor.

İslam alemine üç ciddi meydan okuma var: 1-Haçlı saldırıları 2-Moğol saldırıları ve 3-Batı sömürüsü. İki meydan okuma askeri olduğu için kolay atlatıldı. Üçüncüsü sadece askeri değil zihniyet ve algı değişimi saldırısı olduğundan hala tamamen atlatılamadı. Son iki yüz yıldır bunlarla yüzleşen, mücadele eden Risale-i Nur'dur.

Algı türleri ontoloji (var oluşa dair hakikat algısı) ve epistomoloji (bilgi teorisi ontoloji ile geliyor) değerler ve davranışlar bunlarla şekilleniyor. Okullarda evrimin okutulması bizim var oluşa dair algımızı yıkmak içindir. Batı alemi İslama bu şekilde hücum etmektedir. Batıda da hikmet ve terbiye var ama arkasında Rabbi kabul etmiyor. Manayı ismi ile bakıyor. Değer üretemiyor. Algı bilgiyi, bilgi değerleri etkiliyor. İnsani duygular çıkınca nöbette bekleyen insanlık dışı duygular devreye giriyor. Batıdaki çöküş 15. YY’da başlıyor. 1960’ta üçüncü epistomolojik kopuşa girdi hala da devam ediyor.

Ahmet Davutoğlu’nun bir kitabında insanın failleşmesinde (özne aile sosyal millet bazında) El Hazimi’nin Kitabu Mizanı Hak Terazi Tartı Mekanizması İşleyişi Kitabının girişinden alıntı yaparak şöyle der: Adil esmasından başlayıp yaratılışı, kainatın yaratılışını, adalet anlayışını ve sonra da teraziden bahseder. Yani der eğer senin zihninde hakikat, bilgi, adalet yoksa terazinin manası da yok. Hangi zihni arka plana sahipse tartı ordan işletiliyor. 19.yy’da batının İslama meydan okumalarına bir de kendi içimizdeki meydan okuma var. Bir sari illet gibi kurt gövdenin içine girmiş. Bilim Hıristiyanlık çatışması, bilim İslam çatışmasına dönüşmüştür. Mektep kuşağı ile medrese kuşağı çatıştırılıp değişimci kuşağı meşgul edip zihni varlığını oluşturuyor. Batı varoluşa dair hakikat krizine girmiştir çözüm Risale-i Nur’dadır.

Büyük değişimlerde ben ve varlık algısında oynama vardır. Üçüncü değişim kuşağı din ilimleri ile fen ilmlerini birlikte okuma formüle edilerek mesela Tabiat Risalesi varoluşa dair hakikat krizine karşı ilaç okumalarıdır. Mesela iman küfür muvazeneleri varoluşa dair ikilemleri tamamen yok eder. Rüyada bir hitabedeki manevi meclis kurumsal olarak devam ediyor, Üstad üyesidir.

 

 

popüler cevapdünya atlası