İnsan ise şüphesiz ki çok zâlim ve çok nankördür

Eklenme Tarihi: 19 Ağustos 2016 | Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2017

İnsanın imtihanı zordur, hele hele memleketimizin ve milletimizin imtihanı daha da zordur. Yedi düvele karşı ayakta durulmaya çalışılıyor.

15 Temmuz 2016 günü çetin bir imtihandan geçtik. Kendisini siyasi bir cereyana kaptıran bir cemaatin memleketimize ve milletimize çektirdiği sıkıntıları esef, şaşkınlık ve acı ile müşahede ettik. Cenab-ı Hak bizi bir daha böyle çetin imtihanlardan geçirmesin.

İmtihan, ömür boyu ve kıyamete kadar devam edecek. İmtihanın başında milletçe muvaffak olundu çok şükür.

Bu konu ile ilgili olarak Emirdağ Lahikası, 19. Mektubu nazarlara sunmaya çalışacağız:

Bediüzzaman’a; Neden iç ve dış cereyanlarla, özellikle de siyasi cereyanlarla ilgilenmiyorsun, talebelerini de men ediyorsun? Halbuki alakadar ve temas halinde olsan binler adam birden Risale-i Nur dairesine girip, parlakhakikatlerinineşredeceklerdi. Sen de bu kadar sebepsiz sıkıntılara hedef olmayacaktın.” diye bir soru sorulur.

Bediüzzaman da bunun sebeplerini şöyle açıklar:

1- “Mesleğimizin esası olan ihlâs bizi menediyor.”

Çünkü zaman, gaflet zamanıdır. Özellikle tarafgir düşüncelere sahip olanlar, her şeyi hattâ dinini vebütün uhrevî hareketlerini de o dünyevî mesleğine birneviâlet hükmüne getiriyorlar.

Halbuki, imanhakikatleri ve kudsi nur hizmeti, kâinattaki hiçbir şeye âlet edilemez, Rıza-yı İlâhîden başka da bir gayesi olamaz. Şimdiki cereyanların/akımların şiddetli çarpışmaları zamanında ihlâs sırrını muhafaza etmek oldukça müşkülleşmiş, dinini dünyaya alet etmemek çok zor bir hale gelmiştir.

Bunun için yine en iyi çare,cereyanların kuvveti yerine,Allah’ın inayetine dayanmaktır.

2- “Risale-i Nur'un dört esasından birisi olan; şefkatetmek, zulümve zarar etmemektir."

İnsanlar hata yapabilir, kusur ve günah işleyebilir. Zaten hatasız ve günahsız insan bulmak imkânsızdır. Kur’an’da “Velâ teziru vâziratün vizra uhra” yani;“Birisinin hatâsıyla, başkası veya akrabası hatakâr olmaz, cezaya müstehak olmaz.” (En'âm Sûresi, 6:164; İsrâ Sûresi, 17:15; Fâtır Sûresi, 35:18; Zümer Sûresi, 39:7.) ayeti vardır. Bu bir İlâhi düsturdur. Lakin insanlar tarafgirlik hissiyle, bir cânininhatâsıyla,değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahidüşman olur. Elinden gelse zulmeder. Elindehükümvarsa, bir adamın hatasıyla bir köye bomba atar. İnne’l-insâne lezulmün keffârun” yani; “İnsan ise, şüphesiz ki, çok zâlim ve çok nankördür.” (İbrahim Sûresi, 14:34.) ayetinin sırrıylaşiddetlibirzulümlemukabeleeder.

“Halbuki birmâsumun hakkı, yüz câni için feda edilmez; onların yüzünden ona zulmedilmez. Mesela, hatâlı bir adamın yüzünden biçare ihtiyarannesi, babası vemâsum çoluk çocuklarını ezmek, perişan etmek,tarafgirâne düşmanlık etmek, şefkatin esasına zıttır.

“Müslümanlar içinde tarafgirâne cereyanlar yüzünden, böyle mâsumlar zulümden kurtulamıyorlar. Hususan ihtilâle sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir.

“Cihad, dinî de olsa,kâfirlerin çoluk çocuklarınınvaziyetleri aynıdır.Ganimetolabilir; Müslümanlar, onları kendimalikiyetine dâhil edebilir.

“Fakat İslâm dairesinde birisi dinsiz olsa, çoluk çocuğuna hiçbircihetletemellük edilmez,hukukuna müdahale edilmez. Çünkü omâsumlar, İslâmiyet rabıtasıyla dinsiz pederine değil, belki İslâmiyetle vecemaat-i İslâmiye ile bağlıdır.” (Said Nursi, Emirdağ Lahikası, 19. mektup, s. 64)

Bu musibetle birlikte günümüzde “Kurunun yanında yaş da yanacak” ifadesi sık sık dile getirilmektedir. Bu biraz işin kolayına kaçmak, olaya üstün körü yaklaşmak anlamını taşımaktadır. Aslında idarecilerin ve hüküm sahiplerinin, adaleti temin etmek için “kılı kırk yarmaları” gerekmektedir. “Allah affetsin” deyip yana çekilmek kurtarmayacaktır. Bu bir kul hakkıdır. Cenab-ı Hak kul hakkının dışındaki günahları affedeceğini, kul hakkını da kul hakkını almadan affetmeyeceğini buyuruyor. Elbette bir müsibet geldiğinde masumları da etkileyecektir. Bunu en asgariye indirmeye çalışmak devlet ve milletçe hepimizin vazifesidir. Zira şefkat ve ihlâs bunu gerektirir.

Bediüzzaman’ın siyasi cereyanlara girmemekte ne kadar haklı, isabetli ve müsbet hareket etmiş olduğunu görüyoruz. Bütün bunlar “keşke olmasaydı” diyoruz, şefkatimiz gereği milletimiz, memleketimiz ve masumlar için dualar ediyoruz.

 

popüler cevapdünya atlası