Hutbe-i Şamiye Müzakerelerinden notlar

Eklenme Tarihi: 09 Ekim 2019

Meltem ÇELEBİ

Hutbe-i Şamiye sadece bir hutbe değildir. Aslında bir Şam manifestosudur. Üstad konuları bir kimyager, bir simyacı, bir sosyolog gibi ele alıyor. Osmanlı o zamanlar çok zor durumda, sonrası da malum.

İnsanlar menfaatleri için birbirine giriyorlar. Müslüman olarak hepimiz İslam'ı yüceltmek için elimizden gelenin en güzelini yapmaktan birinci derecede sorumluyuz.

Şam manifestosu akla hitap ediyor. Dolayısı ile insanın fikrine, kalbine müracaat ederek meşveret etmesi, doğruyu bulması şarttır. Bediüzzaman, o zaman her şeyin farkındadır. Buna karşı çalışıyor. “Aklınızı başınıza alınız.”, “Allah'tan ümit kesilmez”, “Yeis, İslam'a da imana da yakışmıyor” diyor. Yeis/ümitsizlik ile akıl bir arada olmaz ve yeis, bütün gelişmelere engeldir.

Mümin tutkulu bir metanete sahip olmalı, çok sabırlı olmalı ve sürekli çalışmalıdır. Bu imanın bir göstergesidir. İslam'ın hayata dönmesi bir sorumluluktur. Tam elde edilemeyeni, az da elde edilse elden bırakmamak çok önemlidir.

Bediüzzaman, gelecekteki ihvanlarından bahsediyor. Bu ihvanlar, sabır, metanet ve tutku ile ittihad-ı İslam'ın nurunu tamamlayacaklardır. Yarınlar için bugünden çok çalışmak gerekir. Bunun da yol haritasını, Şam manifestosunda olduğunu görüyoruz.

popüler cevapdünya atlası