Harici sebepler bir dirhem kıymetindedir.

Eklenme Tarihi: 21 Temmuz 2016

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Divan-ı Harb-i Örfî adlı eserinden)

Sâniyen: Kendinize zarardır. Zira, hasmınızın elinde bir hüccet-i kàtıa (kesin delil) olurum. Beni mihenk taşına vurdunuz.

Acaba fırka-i hâlisa (sağlam, düzgün gruplar)dediğiniz adamlar böyle mihenge vurulsalar, kaç tanesi sağlam çıkacaktır?

Eğer meşrutiyet (cumhuriyet) bir fırkanın (partinin, grubun) istibdadından (baskı rejiminden) ibaretse ve hilâf-ı şeriat (şeriata aykırı) hareket ise, فَلْيَشْهَدِ الثَّقَلاَنِ اَنِّى مُرْتَجِعٌ (HAŞİYE: Yani, bütün dünya, cin ve ins şahit olsun ki ben mürteciim.)

Zira yalanlarla ittihad yalandır. Ve ifsadat üzerine müesses (tesis edilmiş) olan ism-i meşrutiyet, fâsittir. Müsemmâ-i meşrutiyet (cumhuriyet adlandırması) hak, sıdk, muhabbet ve imtiyazsızlık üzerine bek� bulacaktır. Maatteessüf bunu kemâl-i telâş ve teessüfle ihtar ediyorum ki: Meselâ, bir âlim-i zîtehevvür (öfkeli âlim) ki, sıfat-ı ilim kendini fesat ve fenalıktan men etmişken, daima onun sıfat-ı tehevvüründen vücuda gelen fesat ve fenalığın zikri vaktinde onu âlimlikle yâdetmek ve sıfat-ı ilme ilişmek, nasıl ilme husumet ve adaveti (düşmanlığı)ima eder.

Kezalik, şeriat-ı mutahharanın (tertemiz şeriatın) ve ittihad-ı Muhammedînin ism-i mukaddesi ki, fırkaların (grupların)ağrâz-ı şahsiye (şahsi garazlar) ve hilâf-ı şeriat (şeriata aykırılık) ile ektikleri tohum-u fesadı bir milyon fişek havaya atıldığı ve umum siyaset ve âsâyiş efrad (fertler) elinde kaldığı ve ortalık anarşist gibi olduğu halde, o müthiş fırtına mucize-i şeriatla kansız, hafif geçtiği halde, o mübarek nâm ile o müthiş fesadı binden bir dereceye indirmekle beraber, daima o ismi garaz sahiplerine siper göstermek pek büyük bir tehlikeli noktaya, belki ukde-i hayatiyeye (hayat düğümüne) ilişmektir ki, dehşetinden her bir vicdan-ı selim titriyor, dağ-dâr-ı teessüf oluyor (çok büyük acılar çekiyor).

Süreyyayı (ülker yıldızını) süpürge yapmaya, üfürmekle şemsi (güneşi) söndürmeye ihtimal veren, belâhetini (ahmaklığını) ilân eder. Mesela, Ağrı Dağı ile Sübhan Dağı, ikisini tartacak dehşetli bir terazinin birer kefesine konulsalar ve cevv-i semâda (gökyüzünde), Zuhalde duran bir melek de o terazinin ucunu tutsa; Ağrı Dağı üzerine bir dirhem ilâve olunsa Sübhan Dağı âsumâna, Ağrı Dağı zemine geldiğini görenlerden fikri kısa olanlar, kıymet ve sıkleti (ağırlığı) tamamen o ilâveye verecekler.

İşte haysiyet-i askeriye ve hamiyet-i İslâmiye ve şeriat-ı Muhammediye, o cesîm (büyük) dağlara benzer. Esbâb-ı hariciye (dış sebepler) bir dirhem kıymetindedir. Bu kıymetsiz esbabı esas tutmak, insaniyetin ve İslâmiyetin kıymetini bilmemek ve tenzil etmektir.

Kaynak: İlk Dönem Eserleri/Divan-ı Harb-i Örfî(e-risale.com, s.400)

popüler cevapdünya atlası