EL- KUDDÜS

Eklenme Tarihi: 15 Aralık 2018

İbrahim Çevik

Zâtında, sıfatında, fiillerinde, isimlerinde, hükümlerinde her türlü lekeden, eksiklikten çok uzak, pek temiz, her şaibeden münezzeh, çok temiz ve pak olan demektir. Cum’a sûresi, 62/1’de Cenab-ı Hakk: “Göklerdekiler ve yerdekiler, Melîk, Kuddûs, Azîz ve Hakîm olan Allah’ı tesbih ederler.” Buyurmaktadır.

Allah Kuddüs’tür; bütün kusur ve noksanlıklardan uzaktır. Âcizlikten, fakirlikten, zaaftan ve bütün eksikliklerden münezzehtir. Bu ismin diğer bir manası ise, bütün yarattıklarını maddi ve manevi kirlerden temizleyendir.

Bu âlem bütün güzelliğiyle Cenab-ı Hakk’ın güzelliğine, kusursuzluğuyla O’nun sonsuz ilmine, icadı ve intizamlı hareketleriyle O’nun eşsiz kudretine, hazineleriyle nihayetsiz servetine, ihsanlarıyla O’nun sınırsız cömertliğine işaret eder. Yani sözün özü; kâinat bütün güzelliğiyle ve mükemmelliğiyle O’nun kemaline ve Kuddüs ismine bir aynadır. Sözlükte “temiz olmak” mânasındaki kuds kökünden türemiş mübâlağa bildiren bir sıfat olan kuddûs “tertemiz, pak, kusurdan arınmış” demektir.

Allah’ın Âdem’i yaratıp yeryüzüne göndereceğini beyan etmesi üzerine meleklerin söylediği, “Biz seni yeterince tesbih ve takdis ederiz” (el-Bakara 2/30) cümlesinde yer alan takdis de, “Seni mânevî kirlerden arınmışlığa nisbet eder, yücelikle niteleriz” veya, “Sana lâyık olmak için kendimizi mânevî kirlerden uzak tutarız” mânasında kabul edilmiştir.

Kuddûs ismi, kâinatta sema yüzünden deniz yüzüne, çiçeklerden ormanlara kadar her şeyde mükemmel bir temizlik şeklinde tecelli etmektedir.

Kuddûs ismi, Allah’ın bütün noksanlıklardan münezzeh ve mukaddes olduğunu ders vermekle, bizi temiz bir kul olmaya davet ederken, Kuddûs olan Allah’ın huzuruna selim bir kalb ve temiz bir bedenle çıkılması gerektiğini de ihtar etmektedir.

Günah manevi bir kirdir,  bu kirden tövbe ve istiğfar ile temizlenilir.

إِنَّ اللّهَ يُِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ

“…Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever (Bakara-222) ayetini mümin hayatında bilfiil yaşamış olur.

Kuddûs ismine mazhar olmanın bir yolu da maddî temizliğe dikkat etmektir. Kuddüs isminin temizlikle ilgili büyük münasebetindendir ki, Hz. Peygamber “Temizlik imandandır” buyurmuştur.

Buna göre, bir insan maddî temizliğe dikkat ettikçe kâinattaki paklığa ve temizliğe ayak uydurmuş olur, manevî temizliğine hassasiyet gösterdiği ölçüde de meleklere yaklaşır.

KUDS, KUDÜS, MUKADDES

Takdis ve mukaddes kavramları  “Kuddûs” fiilinden gelmektedir. Temizlenmiş, takdis edilmiş, kutsanmış gibi anlamları vardır. “Kuddûs”, Kur’an-ı Kerim’de, değişik anlamlarda ve birçok yerde geçmektedir. Bunlardan birkaç tanesine göz atalım:

“Muhakkak ki ben, evet ben, senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen temiz vadi Tu-va’dasın!” (Taha/12)

“Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı mukaddes toprağa girin ve arkanıza dönmeyin, yoksa kaybederek dönmüş olursunuz.” (Maide/21)

Kuds ismi farklı kavramlarla da kullanılmaktadır. Örneğin; Dünyevi kirlerden uzak olduğu için Cennet'e Haziretü’l-kuds denmektedir.

Resullere vahiy tebliğ konusunda ayıplardan temiz olduğu için Cebrail'e Ruhu’l- Kudüs denmektedir.

Günahlardan arınmış mekân olduğu için Mescid-i Aksa'ya Beytü’l-Mukaddes denmektedir.

El-KUDDÜS İSMİNİN KÂİNATTAKİ TECELLİLERİ

Kuddüs kâinatta tecelli ederek yarattıklarını maddi ve manevi kirlerden temizlemektedir.

Bir insan, bir ay yıkanmazsa, küçük odasını süpürmezse, çok kirlenir, pislenir. Demek bu âlem sarayındaki paklık ve temizlik, hikmetli ve dikkatli bir temizlikten ileri geliyor. Eğer o daimî temizlik ve dikkatle bakmak olmasaydı, bir senede bütün hayvanların yüz bin milletleri yeryüzünde boğulacaklardı. Ve uzaydaki yıldızların enkazları ölüme sebebiyet verecek, dağlar büyüklüğündeki taşları başımıza yağdıracaklardı… Hâlbuki bu âlem Kuddûs isminin tecellisiyle yıkanmış ve temizliğiyle O’nun Kuddüs ismine ayna olmuştur. İşte denizler! Her gün binlerce balık ölür, ama hiçbir cenaze göremezsiniz. İşte ormanlar! İçlerinde yüz binlerce hayvan yaşar, her gün binlercesi doğar ve binlercesi ölür, ama hiçbir kirlilik eseri yoktur.

Yağmurların yağması Kuddüs isminin bir cilvesi olduğu gibi, rüzgârların esmesi de bu ismin bir tecellisidir. Bu sayede havadaki pis kokular ve zemin yüzü temizlenir. Ve göz kapakları gözleri temizlemekle bu isme aynadır. Ve biz her nefes alıp vermekte kanımızın temizlenmesiyle Kuddüs isminin cilvesine her an mazhar oluruz.

ÇEVRE, EKOLOJİK DENGE

Yeryüzünde bu kadar cesetler, hayvan leşleri, kimyasal atıklar olmasına rağmen kâinat nasıl bu kadar temiz kalabiliyor?

“Yeri de döşeyip düzenledik. Biz ne güzel donatıcıyız.” (Zariyat,48)

Dünya yaratıldığından bu yana üzerinde sayısız bitki, hayvan, insan yaşamıştır. Tüm bu canlılar yaşamları son bulduktan sonra arta kalan cesetler dünyayı kirletmektedir. Fakat bu kirlerin eserleri hiçbir zaman kalıcı olmamış kısa bir süre içerisinde ekolojik denge dediğimiz Allah'ın Kuddüs isminin tecellisi ile temizlenmiştir. Tıpkı bir fabrikanın atık maddelerini arıtma tesislerinde doğaya zararlı olmaktan çıkarıp bazı maddelerden yeniden yararlanılması gibi, bu cesetler de ya başka bir canlının gıdası olmakta ya da mikrop ve bakteriler yoluyla çürütülüp toprağa karıştırılmaktadır. Şayet bu canlı varlıkların cesetleri bu yolla tasfiye edilmeseydi dünyamız adeta bir çöplüğe dönüşecekti. Yaşam olanaksızlaşacaktı. Demek Allah'ın Kuddüs isminin memurları olan canlılar, bu ismin gereği olan temizliği mükemmel bir şekilde yaparak fiil ve eylemleri ile Kuddüs ismini zikretmektedirler. Leşleri yiyerek temizleyen akbabalar, mikropları temizleyen sinekler, kanadını temizleyen kuşlar vb. Allah'ın bu emrini yerine getirirler..

Kâinatta tüm varlıklar Kuddüs ismine göre son derece titizlikle hareket ederler. Bu yüzden insan elinin değmediği her yer tertemiz ve pırıl pırıldır. Allah'a iman eden bir mü'min, bu varlıklardan geri kalmayarak bu düzene uymalı; bedenini, elbiselerini, çevresini temiz tutmalıdır.

Kâinattaki her şeyin, temiz ve pâk olmasını isteyen Allah’ın Kuddüs isminin tecellisi, makro ve mikro âlemde çok net bir şekilde görünmektedir.

Kartallar, gözlerindeki iki retina sayesinde, 2 km uzaklıktan en gizli nesneleri görür, her renkteki nesneyi kolayca algılayabilirler. Gözlerini bir dürbün gibi kullanarak, leşleri görür ve ortadan kaldırır, kirden ve pis kokulardan dünyamızı kurtarırlar. 70-80 yıl yaşayabilen bu temizlik memurları, 80 kg kadar ağırlığı bile kaldırabilirler.

Çevre mühendisliği, karada, denizde ve havada oluşan kirlilikle mücadele etmekte; su, toprak ve hava kirliliği gibi konularla ilgilenir, geniş mânâda yaşadığımız çevremizin temiz olması için uğraşmakta, İlâhî nizamı ve dengeyi bozmadan, bu fıtrî düzeni nasıl devam ettiririz konusu üzerinde kafa yormaktadırlar.

Otuzuncu Lem’a, çevre mühendisliği ve biyoloji ilmi ışığında okunur ve mânâlar tefekkür edilebilirse, konu daha da iyi anlaşılmış olacaktır.

popüler cevapdünya atlası