EL-HUTBETU’Ş-ŞAMİYE’YE GÖRE İNSANLARIN SAADETİ, İSLÂM’DADIR

Eklenme Tarihi: 06 Şubat 2017 | Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2017

Özet

El-Hutbetu’ş-Şâmiye’yi, Allah’a hamd ve Hz. Muhammed’e (s.a.v.) selam ile başlayan Bediüzzaman Said Nursî’nin, bu hutbede çok önemli meseleleri dile getirdiğine şahit olmaktayız. Bunları okurken, çok şey insanın aklına takılmaktadır. Bediüzzaman bu hutbede, yalnız Müslümanların değil, tüm insanların huzur ve saadetinin İslâm’da olduğuna dair vurgularda bulunmaktadır. Çünkü İslâm’ın kelime anlamı, barış, güven, emniyet, huzur ve saadettir. İslâm’ın ifade ettiği bu güzelliklerin, insanlar arasında meydana gelebilmesi için, Kur’an’ın ölçü olarak alınması ve ona uygun bir hayatın sürdürülmesi gerekir. Çünkü Kur’an, İslâm dininin mihenk taşıdır. Bediüzzaman, eserlerinin çeşitli yerlerinde bunun önemini vurgulamaktadır. O, el-Hutbetu’ş-Şâmiye’de İslâm’ın ifade ettiği evrensel saadetin meydana gelebilmesi için, uyulması gereken çeşitli kuralları serdetmektedir. Onun da bu hutbede belirttiği gibi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) zamanından bu güne kadar, hiçbir kişi İslâm dinini tam manası ile anladıktan sonra bu dini terk edip başka bir dine geçmedi. Ama başlangıcından bu yana başka dinlerden pek çok insan İslâm dinine geçti. Çünkü Kur’an, insanları; “düşünmüyor musunuz?”, “aklınızı kullanmıyor musunuz?”, “etrafınıza bakıp gördüğünüz varlıklardan ve olaylardan ibret almıyor musunuz?”, “araştırmıyor musunuz?” ve benzeri pek çok uyarı ile uyarmaktadır. İslâm’ın insanları yönelttiği bu çalışmalar, onları en güzel medeniyetlere götürür. Bediüzzaman da bu hutbede, söz konusu olan medeniyetin iyi taraflarının alınmasından yana tavır koymaktadır. Onun belirttiği gibi İslâm, ortaya koyduğu hak mefhumu ile insana en büyük şerefi kazandırmaktadır. Ayrıca o, İslâm dinin ilkelerine uygun çalışmalarda bulunan Batılıların, İslâm ile hamile olduklarına dair yorumlarda bulunmaktadır. O, bu hutbede Müslümanların ümitsizliğe düşmemelerinin gerektiğine vurgu yaparak, her kışın ardından baharın ve her gecenin ardından da sabahın geldiğini dile getirmektedir. Bediüzzaman’a göre İslam medeniyetinin aydınlığı, ateşin çalı çırpıyı yakıp yok ettiği gibi, diğer bütün inanç ve felsefelerin etkisini yok etmektedir. İslâm dini, onun kutsal kitabı olan Kur’an ve bu dinin tebliğcisi olan Hz. Muhammed (s.a.v.), hep evrenseldirler. Bediüzzaman, bu hutbesinde İslâm’ın bu evrenselliğini anlatmaktadır.

Anahtar kelimeler: Bediüzzaman, el-Hutbetu’ş-Şâmiye’ye, İslâm, insanlar, saadet. 

TEBLİĞİN DEVAMI İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

popüler cevapdünya atlası