EĞİTİMDE YENİ PARADİGMALAR

Eklenme Tarihi: 05 Ocak 2019

Meltem ÇELEBİ  

Öğretmenin nitelikleri önemlidir. Eğitim, kasıt, yaşantı, istendik, kalıcı izli davranıştan oluşur. Toplumsal, sosyal, ekonomik eğitim çeşitleri vardır. Öğretmen, eğitim ve öğretimde, yorumla ve iyi yönetimle görevlidir. Öğretmen, kamu görevlisi, devlet memurudur. Öğretmen yetiştirme, köy muallimi, köy enstitüleri, ilköğretim, lise ve üniversite ile başlıyor. Peygamberimiz Hz. Muhammed  (sav.) eğitim liderliği sıfatlarıyla önde geliyor. En büyük muallim peygamberimiz Hz. Muhammed (sav.)'dir. Allah’ı bize tanıtan üç öğretici var:

1) Kitab-ı kainat

2) Kur'an-ı Kerim 

3) Öğretmen peygamberimiz  (sav) rehberlerimizdir.

Mekke ve Medine ise sınıf olmuştur.

Manevi şahsiyet güzel ahlak ile olur. Necisin?  Nereden geliyorsun?  Nereye gidiyorsun?  Önemli sorulardır.  Dostluk, kardeşlik düsturdur. Esmaü’l-Hüsna öğretilmelidir. Kısa sürede değişim oluşur. Örnek muallim, örnek öncü, övgüye en layık Peygamberimiz  (sav.)'dir. Eğitimde liderlik sırları ona aittir. 

Liderlik, birçok insanı bir amaç altında toplayabilmektir. Karıncalar, arılar grup halinde yaşarlar. Peygamberler insanlarda öncüdür. O, kin ve düşmanlığı kaldırdı. En güzel ahlakı öğretti. En kötü şartlarda, en iyi sonuçları elde etti. 

Eğitimciler, öğrencilerle ayrı ayrı ilgilenmelidir. Tüm öğrenciler eşittir. Hazmedilmesi gerekenler,  pozitif duygular olmalıdır. Bilgiler, öğretmen tarafından hazmedilmiş olmalıdır. En büyük hata eğitimcinin kendisini hatasız zannetmesidir. Eğitimci,  dengeli, yumuşak huylu, mütevazı olmalıdır. Doğru zaman, doğru kişi, doğru yöntemlerle öğretim yapılmalıdır. Gurur,  inat, kendini beğenme gibi negatif duygular olmamalıdır. Eğitimci, bilmediğini söyleyebilmelidir. 

Eğitimde rekabet ruhu önemlidir. Yöntemde hürriyet olmalıdır. Sürtüşme, kavga olmamalıdır. Özgürlük, eşitlik, adalet olmalıdır. Hasletler yerli yerinde istihdam edilmelidir. Aşırı tevazu ve kibir olmamalıdır. İşi yapıp tevekkül etmek gerekir. Tembellik ile tevekkül olmaz. Eğitimcinin kişisel vasıflarının kaynakları Esmaü’l-Hüsna olmalıdır. İlim ve hürriyet ile eğitim yapılmalıdır. Öğretmen, lütuf ve kerem, mütebessim, merhametli, olgun, bakımlı ve kemal sahibi, Alim-Hakim, Sani-Kerim, Vedud-Maruf, Mümin-Rahim, Hannan-Mennan isimlerine mazhar olmalıdır. Eğitimci hamiyet sahibi, metin olmalı, sevdirme ve korkutmada ölçülü olmalıdır. Eğitimci, denizin dibindeki batık gemilerden hazine çıkaran gavvas gibi araştırmacı olmalıdır. Eğitimciler dayanışmalıdır. Ehl-i maarif, ehl-i ilim olmalıdır. İnsan, veli, öğretmen ve öğrenciden oluşur. 

EĞİTİMDE USÜL VE ÜSLUP

İnsanın başarısı, kaliteli eğitim almaktan geçer. Öğrenme ve öğretme sadece okulda değildir. Her yerde eğitim var. Öğrenim-öğretim merak ile gerçekleşir. Öğrenci hazır ve istekli olmalıdır. Öğrenci ile özel bir ilişki kurulmalıdır. Öğrencinin yaşantısı eğitim için önemlidir. Değerli olduğunu bilmek, hissetmek, anlaşılmak, umursanmak,  beğenilmek, takdir edilmek ister. Öğrenci kendini doğrulandırır, tanır, anlar. Öğrencilere sevdirmek, ilgilerini çekmek, onları uygun hale getirmek gerekir. Beş duyu organları kullanılmalıdır. Usül önemlidir. Her yönden uygun söyleyiş olmalıdır. Yumuşak ve anlayışlı olmalıdır. Güzel söz, güzel söylenmeli, usül ve üslup sözün hakkını vermelidir. Nice güzel söz söyleyişten dolayı kötü anlamlara dönüşebilir. Niyet ve nazar önemlidir. Doğru niyet ve doğru kelimeler  her zaman iyi sonuç getirir.   

EĞİTİMİN TOPLUMSAL VE KÜRESEL AMAÇLARI

Eğitim şu 3 hastalıkla mücadele eder: 

1) Cehalet 
2) Zaruret  (fakirlik) 
3) İhtilaftır.  

Sanat, marifet ve ittifak toplumda oluşursa bu hastalıklarla baş edilebilir. 

Toplumun iki temel direği: 

1) Uhuvvet (kardeşlik) 
2) muhabbet (karşılıksız sevgi)’tir.

Eğitim ile sağlıklı toplum oluşturulur. 

Hem maddi hem manevi 6 hastalık var:

1) Toplumsal ümitsizlik 
2) Siyasette doğruluğun ölmesi 
3) Düşmanlık yapmayı sevmek 
4) Toplumu ayakta tutan nurani bağları bilmemek 
5) İstibdadın toplumda yaygın olarak görülmesi 
6) Bencil bir toplum oluşması

Çareler:

1) Allah'tan ümidi kesmemek
2) Ahlakı bireysel ve toplumsal olarak ayakta tutmak
3) Dostluk ve muhabbeti arttırmak
4) Nurani bağları güçlendirmek 
5) Meşvereti  canlı tutmak 
6) Fedakârlık 

Zararlar: 

1) Cehalet 
2) İnat
3) Garaz
4) İntikam
5) Taklit
6) Gevezelik

Toplumda af ve bağışlanma duygusu hâkim olmalı, ayrıcalıksız bir toplum olmalı, yardımlaşma ve adalet duygusu olmalıdır. Eğitim kültürel çeşitliliklere uygun olmalıdır. Eğitim, toplum haklarını öğretmelidir. Eğitim, toplumsal öncüler yetiştirmelidir. İyi örnekler gösterilmelidir. Küresel Amaçlar, sulh-u umumi olmalıdır. 

Araştırmacı bir bakış açısı oluşturulmalıdır. İslam medeniyetini öğretmelidir. Şu andaki medeniyetin nokta-i istinadı kuvvettir. Maksadı menfaattir. Hayat düsturu cidaldir. Irkçılıktır. Amacı heva ve hevestir. İslamiyette dayanak noktası kuvvet değil haktır. Menfaat değil fazilettir. Mücadele değil yardımlaşmadır. Din, vatan ve sınıf birliği, Hüda esastır.

İNSAN TASARIM MODELLERİ

Anne-baba eğitimi çok önemlidir. Çocuklar eğitiliyor ama esas anne-babalar da eğitim almalıdır. Eğitim eskiden yaygın ve zorunlu değildi. Üst sınıf ve seçilmiş kişiler eğitilirdi. Kutsal metinler ezberletiliyordu. Sanayi devrimiyle eğitim, hem yaygın, hem zorunlu oldu. Profesyonel eğitime başlandı. “Çocuk devletindir”  dendi. Okul zorunlu oldu. Materyalistler okulu bilhassa aydınlanmak için, Kapitalistler de çocukları kontrol altına almak için yaptılar. Diploma ve sertifika verildi. Materyalistler ve kapitalistler her şeyi standartlaştırdılar. Homojen olarak tasarlandı. Öğretmenler özgür de değildi. İhtiyaca binaen geliştirildi. Ders kitapları hazırlandı, değiştirildi. Her şey kontrol altına alındı. Öğretmenlerin seviyesi düştü. Kaliteli eğitim azaldı. Küreselleşen insan, makbul eğitimden uzaklaştı. Süreç değil, sonuç önemli oldu. Eğitim sistemi çocukların özgürlüğünü aldı.  

MEDRESETÜ’Z-ZEHRA MODELİ

Buna çift kanat Modeli de deniyor. Hem dini, hem dünyevi ilimler beraber öğretiliyor. Bediüzzaman bunu tasarlamış. Felsefe ve sosyoloji de Osmanlı Devleti zamanında önemli yer alıyor. Aslında İslam bütün ilimleri kapsar. İlim ve din aslında içiçedir. Din gelişmeye engel değil, tam tersi din hayatın hayatı ve esasıdır. Gelecek için Medresetü’z-zehra tasarlanmıştır, Bediüzzaman tarafından... Dinsiz bir nesil yetiştirmek çok yanlıştır. Bütün ilimlerin kaynağı dindir. Bu dünya ve kainat, Allah (cc.)'ın kurallarıyla kurulmuştur. Melekler, yıldızların konumları, hep ilimledir. Allah her şeyi ilme ve sebeplere bağlamıştır. İlim maluma dayanır. Malum ilme değil. 

İslam medeniyeti, tevhid medeniyetidir. İzzet ve şerefle yaşamanın anahtarıdır. İslam medeniyetinin model insanı, esas istenilen insandır. Bediüzzaman bunu amaçlamıştır. Medresetü’z-zehra bir gereksinimdir. Eğitim İslam kardeşliğini getirecektir. Gençler ırkçılığı bırakıp kardeşliği seçmelidir. Bu şekilde toplumsal bütünleşme olacaktır. Medresetü’z-zehra modeli kalpleri birleştirecektir. Dünyada bütün Müslümanlar kardeştir. Medresetü’z-zehra bütün dünya Müslümanlarını da bir araya getirecektir. Olumsuz davranışlar düzelecektir. 

Terk edilmesi gerekenler:

1) Ağalık (patronculuk) meyli 
2) Bencil düşünme
3) Enaniyet (kendini beğenmişlik)

Gelişmesi ve sürdürülmesi gerekenler:

1)Fikr-i icad (inovasyon) 
2) Teşebbüs-ü şahsi (girişimcilik)
3) Fikr-i hürriyet  (özgürlük)

Tabii ki, "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm suresi 53:39) İttihad-ı İslam Medresetü’z-zehra'dadır. Gelir kaynağı ise hamiyet ve gayrettir. 

popüler cevapdünya atlası