Bütün büyük eserler büyük çilelerden doğmuştur

Eklenme Tarihi: 25 Kasım 2014 | Güncelleme Tarihi: 07 Ocak 2017

 

Prof. Dr. Himmet UÇ'un Kastamonu Ağabeyleri Paneli konuşma metnidir

Kastamonu Ağabeyleri, Risale-i Nur’un inkişafı yolundaki gayretlerini yerine getirip çilelerini çekip bu dünyadan göçtüler ama yine Kastamonu’da düşünce dünyasına gözünü açan bir kahraman var. O kıyamete kadar yaşayacak. Kimdir diyecekseniz. “Bu Kainattan Halıkını Soran Bir Seyyah” olarak Bediüzzaman’ın kurmaca dünyasından varlık sahasına çıkan bir kahraman. Aramak dinin, sanatın ve felsefenin, ilimin en efsunlu ve etkileyici kelimesi. Hakkı aramak veya bir bilimsel keşfin yeryüzüne merhaba demesi için çabalayan nice alimler ve peygamberler gelip geçmişler.

Peygamberimiz (asm) de kainattan Halıkını soran bir seyyahtı. Hira dağına gidiş gelişlerinde bir kahraman olarak alemin sırrını çözmeye gayret etti ama insanın sadece böyle bir ihtiyacı hissetmesi yeterliydi. O sırrı vahyin ışığında Allah, Cebrail vasıtasıyla ona açtı. Bundan sonra Hz. Muhammed (asm) kanatin sırlarını ilahi bir deşifre ile yeryüzüne yaydı. Bu sırlar ve alemin büyük bilmecesi çözüldü. İnsanlar elemden, acıdan kurtuldular, dünyada emniyet içinde yaşamaya başladılar.

Bütün büyük eserler büyük çilelerden doğmuştur. Dünya edebiyatının hala okunmakta olan şaheserleri büyük sabırlar ve çilelerle ortaya çıkmışlardır. Karamazof Sibirya sürgününden çıkmıştır. Geçmiş Zamanın Peşinde yedi yıl bir küçük odadan çıkmak elinde olmayan bir astım hastasının izlenimleridir. Kemal Tahir’in birçok eserleri orta Anadolu’daki yıllarca çektiği hapislerden doğmuştur. Çünkü sanat ile zulüm ve ızdırap arasında doğru orantı vardır.

Yazının devamı için buraya tıklayınız

 

popüler cevapdünya atlası