BİSMİLLAH

Eklenme Tarihi: 01 Temmuz 2018 | Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2018

Muhterem kardeşlerim,

Bismillâh, her hayrın başıdır. Bir İslâm nişanıdır ve bütün varlıkların hal dilleri ile etmiş oldukları bir zikirdir.

Bismillâh, ne büyük ve tükenmez bir kuvvet, ne bitmez bir berekettir. Bu yüzden mümin olarak her işimize Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla başlarız.

Uçsuz-bucaksız Arap çöllerinde seyahate çıkan bir adamın, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve eşkıyanın şerrinden kurtulabilmesi için, o çöllerde sözü geçen bir reisin ismini alması ve himayesine girmesi gerekir. Bir yol kesiciye rast gelinse, "Ben filân reisin ismiyle gezerim." demesi halinde eşkiya def olur gider, ilişemez. Bir çadıra girse, o nam ile hürmet görür. Aksi halde, "Ben her işimi kendim görürüm. Bütün ihtiyaçlarımı karşılayabilecek ve düşmanlarımı savuşturabilecek güçteyim" diye gurura kapılıp, bir reisin adıyla gezmezse, tek başına, hadsiz düşmanlarına karşı koyması ve ihtiyaçlarını karşılaması mümkün olmayacak ve bütün seyahati boyunca tarif edilmez belâlar çekecek, daima titreyip dilencilik edecek, hem zelil, hem de rezil olacaktır.

Aziz müminler,

İşte şu dünyamız bir çöldür ve bizler de o çölde seyahat eden yolcularız. Aczimiz, fakrımız hadsizdir. Düşmanımız, ihtiyaçlarımız nihayetsizdir. Hal böyle olunca, şu dünya çölünün Ebedî Mâlikinin ve Ezelî Hâkiminin ismini almamız ve O’nun adıyla hareket etmemiz gerekir. Aksi halde, bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisenin karşısında titremekten kurtulamayız.

Bismillah, öyle mübarek bir definedir ki; bizi nihayetsiz bir kudret ve rahmet sahibi Kadîr-i Rahîme bağlar, O’nun dergâhında aczimizi ve fakrımızı en makbul bir şefaatçi yapar.

Tek başına hareket eden adam, kendi gücünün yettiği ve elinin ulaştığı kadar bir iş yapabilir. Devlet adına hareket eden kimse ise, devletinin gücü kadar geniş dairede büyük işler yapabilir. İşte Bismillâh ile hareket eden bir adam, hiç kimseden korkmadan, devlet ve kanun namına hareket ederek her işi yapan ve her şeye karşı dayanan bir askere benzer.

Aziz kardeşlerim,

Kâinatta bütün varlıklar, lisan-ı hâl ile "Bismillâh" derler ve Cenâb-ı Hakk namına hareket ederler. Zerrecikler gibi tohumların ve çekirdeklerin, başlarında koca koca ağaçları taşımalarına ve dağ gibi yükleri kaldırmalarına her zaman şahit oluyoruz. Görüldüğü üzere, her bir ağaç, "Bismillâh" diyerek hazine-i rahmet meyvelerinden ellerini doldurarak, bizlere tablacılık etmektedir.

Her bir bostan "Bismillâh" der ve kudret mutfağının kazanında, pek çok ve çeşit çeşit leziz yiyecekler birlikte pişirilir. Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar "Bismillâh" der, rahmet feyzinden birer süt çeşmesi olurlar. Bizlere Rezzak namına en latîf, en nazif, âb-ı hayat gibi bir gıdayı takdim ederler.

Ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları "Allah namına, Rahmân namına" "Bismillâh" der, Hz. Musa’nın âsâsı gibi sert taş ve toprağı delip geçer. Havada dal budak saldıkları ve meyve verdikleri gibi, yeraltında da kolaylıkla kök salarak yemiş vermeleri, hem şiddetli hararete karşı, Nemrut tarafından ateşe atılan Hz. İbrahim’in âzâları gibi aylarca nâzik ve yeşil yaprakların yanmadan yaş kalmaları, her şeyi tabiat yapıyor diyenlerin ağızlarına şiddetle tokat vuruyor, kör olası gözlerine parmağını sokuyor.

Aziz kardeşlerim,

Tablacı hükmünde olan insanlar, sebze ve meyve gibi nimetler için bizlerden belli bir fiyat istiyorlar. Acaba asıl mal sahibi olan Cenab-ı Allah bizlerden ne fiyat istiyor?

Hakikî nimet sahibi Rabbimiz, bütün bu kıymettar nimetlere, mallara bedel, bizden sadece üç şey istiyor: Yaptığımız her hayırlı işe "Bismillâh" zikriyle başlamak, ortada bu kıymettar san'at harikası olan nimetlerin Allah’ın kudret mucizeleri ve rahmet hediyeleri olduğunu düşünmek ve sonunda da "Elhamdülillâh" diyerek şükretmektir.

Bir padişahın kıymettar bir hediyesini getiren bir miskin adamın ayağını öpüp, ona muhabbet etmek, asıl mal sahibi olan Cenab-ı Allah’ı görmezden gelmek, O'na zikir, fikir ve şükürde bulunmamak, çok büyük bir gaflettir.

Muhterem kardeşlerim,

Madem her şey mânen "Bismillâh" diyor ve Allah namına nimetleri getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi "Bismillâh" demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız. Öyle ise, Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız.

 

- Reklam -


popüler cevapdünya atlası