BİR TEK YOLUMUZ VAR MÜSBET HAREKET

Eklenme Tarihi: 20 Mart 2016 | Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2017

 

Erkan OKUR'un Müsbet Hareket Çalıştayı-3 sunumudur

Fertler olarak bizler müsbet bir hayatı nasıl yaşayacağımızı bilmez, bildirmez ve bilinmez isek, küçükten büyüğe toplumun tümü yok edilişe sürüklenir. Adeta “PadişahlarpadişahıolanSultan-ı Ezelî’yi”* kıyamete zorlamış oluruz. Buna karşın ilim, irfan, nezaket, iletişim, nasihate, sevgi ve şefkat…. (vb. müsbet hareket versiyonları) her türlü insanı tutum, davranış, bizim ve dünyanın ömrünü uzatacak, adil ve müsbetçe yaşanacak yer haline getirecektir. Hatta devamında ve detayında “müsbet hareket ile varlık âlemine çıkan” bu insanlar, sadece dünyanın sınırlarına hayatını hapsetmeyip, ebedi saadeti kazanmaya giden sürecide başlatmış olacaktır.

“İnsanın fıtratı medenîdir” kaidesince bunu başarmak, çokta zor olmayan, irade ve «önce ben» yerine «önce sen» veya «önce o» diyebilme diğerkâmlık girişimdir. Gündemimiz her dem müsbeti yenilemek olmalı. Fert ve toplumu bu anlayışa çekmelidir. Toplumları müsbet harekete bigâne değil; mecbur, muhtaç ve alakadarlık, hissettirmelidir. Devamlı orijinal faaliyetler (gösteri, anma, film, tiyatro, seminer, sempozyum ve çalıştay) pratikleri ile müsbet gündemi parlatırsak; ne cehalet kalır, ne zaruret nede ihtilaf ve ne de adaletsizlik pası kalır. Müsbet hareketin canlı pratiğinin nasıl olması gerektiğinin de cevabıdır bu aslında. Çifte ajandalı olmadan ihtiyaç duyulan her yerde ve zamanda bu pratiği yaşamak ve yaşatmak gerekir. En azami ölçüde, mesela asansörden inerken iyi günler, bir esnaftan alış veriş yaptığımızda hayırlı işler bol güneşler demek gibi.

Müsbeti yaşarken yolda bizi köstekleyenler olacak, müsbeti yaşamaya ve yaşatmaya koşarken ayağımız ona çarpacak ehemmiyet vermeyeceğiz. Müsbet hareketi “varlık âlemine çıkarırken” sıcak çorbadan ağzımız yansa da minderden kaçmayacağız ve köşemize çekilmeyecek, “pratiğe dökme” şeklinde halkın yurttaşların karşısına çıkacağız. Egoist ve bencil davranmayıp “Mekke’de de olsak en çok ihtiyaç olan her yer ve zamanda müsbeti heyecanlandıracağız canlandıracağız. Bu hareketin fiziksel dürtüsünü, "acz ve fakr ve şefkat ve tefekkür ile; riya, şov ve bencilliğe girmeden yapacağız.

Uygulamanın ruhunu korumak ve kurtarmak için üzerine titreyerek; eksen kaymasına sebep olan ötekileştirme, polemikten kaçınmak, provokasyon, komplo ve şantajlara izin vermemek için, müsbet hareketin müsbet dili olan güzel söz ve nasihat işleterek sabırla ve ısrarla teşebbüslü tevekkülle ile çalışmalıyız. Böylece hayat enerjimizi sağa sola dağıtıp dışta tüketmeden, içte çalışmalarımıza devam etmiş ve cari açığı kapatmış oluruz. Harikalar asrındayız, bir anda hem sevabımız artar, hem fâni saatler bâkileşir, hem mânevî lezzet alırız, hem ilmi vazifelere zaman ayırma ve ihtisaslaşma nimetlerini kazanıp, müsbet sonuç ve sıfatlar almaya layık dönüşüm ve değişimi sağlamış oluruz.

Bu bağlamda müsbet hareket nedir; insanı sağduyuya, makul olana ve muhabbete davet eden , “seyyiatı—tecavüz olmamak şartı ile” düşmanlığa karşı, bencillik taşkınlığına , tapkınlığına karşı, sarhoş eden hakikat tekelciliğine karşı, insanlığı tedavi eden ve iyileştiren: “ehl-i iman ve İslâmiçin ön plânda ele alınmasıicapeden, ehl-i iman elinde...asrın idrâkine, zamanıntefehhümüne, anlayışınahitapeden, ihtiyaca enmuvafıktarzı gösteren, ders veren” *** sevgi , ve inşa terapisidir..

İki cihan felahı için çalışan, mücahit müsbet hareket gönüllüleri, her türlü bulaşıcı köleliğe karşı müsbet hareketleri ile en büyük savunma durumundadır.Sıradan vatandaş gibi halkla iç içe “itikad" ve “itimat” düzeyinde yaşarlar, hatasever ve hata avcılığına soyunmamaları, açık, şeffaf ve sarih olmaları, insaflı olmaları, sahibini değil, sadece yanlışı tekzib etmeleri müsbet haraket gönüllülerinin üstün özellikleri arasında yer alır. Meraklı araştırmacılar; müsbet haraket gönüllüleri bu enerjiyi nerden alıyorlar kaçak kullanım var mı yokmu? diye sorgularken, bütün enerjilerinin kaynağının Kur’an ve sünnet-i seniyye sistemi üzerindeki santral Siracunnur’dan (Lahikalardan), geldiğini görecekler, ister istemez inikas / yansıma yasası ile kendilerinde deneyeceklerdir.

Müsbet hareket”in enerji kaynağına örnek iki âyet ve Peygamber emri; Birincisi (İdfa’ bi’lletî hiye ahsen) “Kötülüğü iyiliğin en güzeliyle sav.”(1) İkincisi (Ve izâ merrû bi’l-lağvi merrû kirâma) “Boş sözlerle, çirkin davranışlarla karşılaştıkları zaman keremle ve iyilikle geçip giderler.”(2) Peygamber (asm) emri: “Sakın kararsız olup da: ‘Ben de herkes gibiyim. Eğer insanlar iyilik yaparsa ben de iyilik yaparım, kötülük yaparsa ben de kötülük yaparım’ demeyin. Aksine, nefsinizi kararlı tutun, halk iyilik yaptı mı siz de iyilik yapın, halk kötülük yaparsa siz kötülükten sakının.”3

Yukarıda bahsi geçen kadimkudisi duyurular aslında, özünde ve güncelinde; ey âlem-i İslâm sana söylüyorum, bütün insanlık sen anla, tarzında tavsiye niteliğinde, Müslüman olanlara da pozitif emirsel ve evrensel çağrıdır. Ne mutlu çağrıya uyanlara.

İnsanlık olarak şu an hala ayakta duruyorsak, müsbet hareketin mirasını yediğimizdendir, ancak “hazıra dağ dayanmaz”, bitmeden bizde üzerine koymalıyız. Dinler tarihi ve yakın tarihten birkaç müspet hareket örneği verelim. Resul-u Ekrem(asm)’ın ve Ehl-i Beytin ve tabiilerinin feleğin rağmına alternatif seçenekleri, tarihin seyrini değiştirmiştir.

Hendek Şavaşı: Koca bir şehrin hendek kazılarak savunulduğu için ölümün neredeyse olmadığı,Mekke’nin Fethi: Şehre girerken Peygamber Efendimiz’in (asm) emri şöyle idi: “Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmayacaksınız. Hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz!”

Hz. Hasan’ın Müsbet Hareketi: Kırk bin kişilik bir ordu da Hz. Hasan’a destek vermeye hazırdı. Fakat Hz. Hasan oluk oluk Müslüman kanı akmasından korkarak, altı ay gibi kısa bir müddet sonra halifelikten çekildi.

Abdulhamid’in müspet hareketi : “Paşalar! Ben Halife-i İslâm’ım. Müslüman’ı Müslüman’a kırdıramam!” dedi ve Hareket Ordusuna karşı tek bir kurşun kullanmalarına bile izin vermedi. Bediüzzaman Said Nursî’ninmüspet hareketi: Bu isyan döneminde İstanbul’da idi ve askerlere, hamallara, talebelere ve halka nutuklar söylüyor, gazetelerde makaleler yazıyor, isyanın haram olduğunu, “ulu’l-emre itaatin farz olduğunu” anlatıyor, askerleri subaylarına itaate dâvet ediyor müsbeti parlatıyordu.

SONUÇ:

“Evet benî Âdem, büyük bir kervan ve azîm bir kafile gibi, mâzinin derelerinden gelip, vücut ve hayat sahrasında misafir olup, istikbalin yüksek dağlarına ve müzeyyen bağlarına müteveccihen kafile kafile müteselsilen yürümekte iken”** şu anda bizlerin müsbet hal ve hareketlerimiz, bu ulvî yolculuğun rotası ve yürüyüş ritmidir. Kervanın 21. yy. konvoyunda olan bizlerin yapacağı, bu ilahi müziğe ritim tutmaktır. Yani sözün özü; bir tek yolumuz var oda müsbet hareket.

Dipnotlar:
1- Fussilet Sûresi: 34.
2- Furkan Sûresi: 72.
3- Tirmizî, Birr 63,

* Tarihçe-i Hayat/Bediüzzaman'ın İlk Hayatı

** İşârâtü'l-İ'câz
*** Emirdağ Lahikası/Takdim/ (s:29)

 

- Reklam -


popüler cevapdünya atlası