Bir Medresetüzzehra Örneği: Derbent Değerler Eğitim Merkezi

Eklenme Tarihi: 23 Şubat 2017 | Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2017

ÖZET

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Eski Said döneminde Osmanlı imparatorluğunun ve Şark Vilayetlerinin yaşadığı sorunları bizzat görmüş, analiz etmiş ve bunların çözümü için çareler sunmuştur. Sorunların nedenini; cehalet, zaruret, ihtilaf olarak görür.  Çözüm olarak sanat, marifet, ittifak reçetesini sunar. Sunduğu reçetenin mücessemleşmiş hali Medresetüzzehra’dır.

Gaye-i hayali olan Medresetüzzehra’yı gerçekleştirmek için İstanbul’a gider ve çeşitli girişimlerde bulunur. Medresetüzzehra için farklı zamanlarda yaptığı girişimlerde Medresetüzzehra’yı kurmaya muvaffak olamaz. Ancak Yeni Said döneminde maddi surette olmasa da Isparta, Kastamonu, Afyon ve diğer yerler birer manevi Medresetüzzehra olmuşlardır. Üstad hazretlerinin 55 yıllık gaye-i hayali olan Medresetüzzehra her ne kadar manen Risale-i Nur olarak tecessüm etmişse de maddi suretini üstad hazretleri arzulamış ve istikbalde Risale-i Nur şakirdleri o âli hakikatin maddî suretini de tesis etmeye muvaffak olacaklarını müjdelemiştir.

Hayat Rehberim Derneği çatısı altındaki Derbent Değerler Eğitimi Merkezi Üstad hazretlerinin müjdelediği Medresetüzzehra’nın maddi suretini almış Türkiye Cumhuriyeti’nin ender kurumlarından biri. İlköğretim, Lise,  Açık öğretim lisesi ve üniversiteye hazırlık öğrencilerine hizmet veren bir kurum.  Hem din hem fen ilimlerinin birlikte okutulduğu bir Değerler Eğitim Merkezi.

 Anahtar Kelimeler: Medresetüzzehra, Marifet, Derbent Değerler Eğitim Merkezi

GİRİŞ

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Bitlis’in Hizan ilçesinin İsparit nahiyesine bağlı Nurs köyünde doğmuş. 9 yaşından 15 yaşına kadar şark vilayetlerinin muhtelif medreselerinde eğitim görmüş ve icazetini almış. Medreselerin ahvallerini bizzat müşahede etmiş. Van’da Tahir paşa konağında müsbet ilimlerle uğraşmış, Şarki Anadolu’yu gezmiş ve gazetelerden Osmanlı imparatorluğunun ve hali âlemi İslam’ın durumunu ve sorunlarını öğrenmiş. Osmanlı imparatorluğunun ve Şark vilayetlerinin yaşadığı sorunları müşahede eden Bediüzzaman Said Nursi, sorunların çözümü için çareler sunmuştur. Sorunların nedenini; cehalet, zaruret, ihtilaf olarak görür.  Çözüm olarak sanat, marifet, ittifak reçetesini sunar. Sunduğu reçetenin mücessemleşmiş hali Medresetüzzehra’dır. (Nursi, 2006)

Medresetü’z-Zehra fikrinin ortaya çıkışını üstad hazretleri Emirdağ Lahikasında şu şekilde açıklar. Altmış beş sene evvel bir vali bana bir gazete okudu. Bir dinsiz müstemlekât nazırı Kur'ân'ı elinde tutup konferans vermiş. Demiş ki: "Bu İslâmların elinde kaldıkça, biz onlara hakikî hâkim olamayız, tahakkümümüz altında tutamayız. Ya Kur'ân'ı sukut ettirmeliyiz veyahut Müslümanları ondan soğutmalıyız."

İşte bu iki fikirle, dehşetli ifsat komitesi bu biçare fedakâr, mâsum, hamiyetkâr millete zarar vermeye çalışmışlar. Ben de, altmış beş sene evvel bu cereyana karşı, Kur'ân-ı Hakîm'den istimdat eyledim. Hakikate karşı kısa bir yol ve bir de pek büyük bir "Dârülfünun-u İslâmiye" tasavvuru ile, altmış beş senedir, âhiretimizi kurtarmak ve onun bir faydası olarak hayat-ı dünyeviyemizi de istibdad-ı mutlaktan ve dalâletin helâketinden kurtarmaya ve akvam-ı İslâmiyenin mâbeynindeki uhuvvetini inkişaf ettirmeye iki vesileyi bulduk.

Birinci vesilesi: Risale-i Nur'dur ki, uhuvvet-i imaniyenin inkişafına kuvvet-i İmân ile hizmet ettiğine kat'î delil, emsalsiz bir mazlumiyet ve âcizlik hâletinde telif edilmesi ve şimdi âlem-i İslâmın ekseri yerlerinde ve Avrupa ve Amerika'ya da tesirini göstermesi ve ihtilâlcilere ve dinsiz felsefeye ve otuz seneden beri dehşetli bir surette maddiyun ve tabiiyun gibi dinsizlik fikrine karşı galebe çalması ve hiçbir mahkeme ve ehl-i vukuf dahi onları cerh edememesidir. İnşaallah bir zaman da, sizin gibi uhuvvet-i İslâmiyenin anahtarını bulan zatlar, bu mucize-i Kur'âniyenin cilvesini âlem-i İslâm’a işittireceksiniz.

İkinci vesilesi: Altmış beş sene evvel Câmiü'l-Ezhere gitmek istiyordum. Âlem-i İslâmın medresesidir diye, ben de o mübarek medresede bir ders almaya niyet ettim. Fakat kısmet olmadı. Cenab-ı Hak rahmetiyle bir fikir ruhuma verdi ki:
Câmiü'l-Ezher Afrika'da bir medrese-i umumiye olduğu gibi, Asya Afrika'dan ne kadar büyük ise, daha büyük bir darülfünun, bir İslâm üniversitesi Asya'da lâzımdır. Tâ ki İslâm kavimlerini, meselâ: Arabistan, Hindistan, İran, Kafkas, Türkistan, Kürdistan'daki milletleri, menfi ırkçılık ifsat etmesin. Hakikî, müsbet ve kudsî ve umumî milliyet-i hakikiye olan İslâmiyet milliyeti ile اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ Kur'ân'ın bir kanun-u esasîsinin tam inkişafına mazhar olsun. Ve felsefe fünunu ile ulûm-u diniye birbiriyle barışsın ve Avrupa medeniyeti, İslâmiyet hakaikiyle tam musalâha etsin. Ve Anadolu'daki ehl-i mektep ve ehl-i medrese birbirine yardımcı olarak ittifak etsin diye, vilâyât-ı şarkiyenin merkezinde hem Hindistan, hem Arabistan, hem İran, hem Kafkas, hem Türkistan'ın ortasında, Medresetü'z-Zehra mânâsında, Câmiü'l-Ezher üslûbunda bir darülfünun, hem mektep, hem medrese olarak bir üniversite için, tam elli beş senedir Risale-i Nur'un hakaikine çalıştığım gibi ona da çalışmışım.’’ (Nursi, 2006)

Medresetüzzehra fikrinin üstad hazretlerinde fikri uyanışından sonra üstad hazretleri, Medresetüzzehra’nın program ve düzenini oluşturur.

Medresetüzzehra’yı şöyle tanımlar:

‘’Şu Medrese neşredeceği semeratla, tamim edeceği ziya ile, İslâmiyete edeceği hizmetle ukûl yanında en âlâ bir mekteb olduğu gibi kulûb yanında en ekmel bir medrese; vicdanlar nazarında en mukaddes bir zaviyeyi temsil edecektir. Nasıl medrese, öyle de mekteb, öyle de tekkedir’’(Nursi, 2004).

Hem din hem fen ilimlerinin okutulduğu, tekke, zaviye ve medrese bölünmüşlüğünü ortadan kaldıran ve ham akla hem kalbe hem ruha hitap edecek ve cami’ül ezher üslubunda ve Camiül-Ezher’in kızkardeşi olan Medresetüzzehra namıyla darülfünunu mutazammın ifadesiyle ilk, orta ve yüksek öğrenimi içeren bir eğitim kurumu tasarlamıştır. (Nursi, 2004).

Medresetüzzehra’nın program ve düzenini 8 şart üzerine oluşturur ve bunları şu şekilde sıralar.

Birincisi: Medrese nâm, meluf ve menus ve cazibedar ve şevk-engiz itibarı olduğu halde büyük bir hakikatı tazammun ettiğinden, rağabatı uyandıran o mübarek “medrese” ismiyle tesmiye.

İkincisi: Fünun-u cedideyi, ulûm-u medaris ile mezc ve derc; ve lisan-ı Arabî vacib, Kürdî caiz, Türkî lâzım kılmak.

Üçüncü Şart: Zülcenaheyn, Kürdlerin mutemedi olan Ekrad ulemasından veya istinas etmek için lisan-ı mahalliye âşina olanları müderris olarak intihab etmektir.

Dördüncü şart: Ekrad’ın istidadıyla istişare etmek, onların sabavet ve besatetlerini nazara almaktır. Zira çok libas var; bir kamete güzel, başkasına çirkin gelir. Çocukların talimi; ya cebir ile ya hevesatlarını okşamak ile olur.

Beşinci Şart: Taksimü’l-a’mâl kaidesini bitamamiha tatbik etmek.. tâ şubeler birbirine medhal ve mahreç olmakla beraber, her bir şubede mütehassıs çıkabilsin. (Nursi, 2004).

 Üstad hazretleri, Medresetü’z-Zehra’yı resmi okullara denk ancak özel bir müessese olarak düşünmüştür. Resmi yüksek okullarla eşit tutulacak, imtihanları onlarınki gibi yapılacak.

Üstad hazretleri Fakülte ve bölümlerden teşekkül ettireceği Medresetüzzehra’yı Van, Bitlis ve Diyarbakır’da kurmayı planlar. (Nursi, 2004; 2006).

Altıncı Şart: Bir mahreç bulmak ve müdavimlerin tefeyyüzünü temin etmek; hem de mekâtib-i âliye-i resmiyeye müsavi tutmak ve imtihanlarını, imtihanları gibi müntic kılmak, akim bırakmamaktır.

Yedinci Şart: Dârü’l-Muallimîn’i muvakkaten şu dârülfünun dairesinde merkez kılmak, mezc etmektir. Tâ ki, intizam ve tefeyyüz ondan buna geçsin ve fazilet ve diyanet, bundan ona geçsin; tebadül ile her biri ötekine bir kanat verip zülcenaheyn olsun.

Sekizinci Şart: Kürdistan’da âdet-i müstemirre olan talim-i infiradîyi halka ve daireye tebdil etmek. (Nursi, 2004).

Medresetüzzehra’nın mali kaynakları zekât, sadaka, adak ve bölge insanının hamiyet ve gayretleriyle yapacağı yardımlardır (Nursi, 2004).

Üstad hazretleri,  55 yıllık gaye-i hayali olan Medresetüzzehra’nın hedeflerini şöyle sıralar:

♦ Fen ilimleri ile din ilimlerinin kaynaştırılması

♦ Üç dilli bir eğitim modelinin uygulandığı bir üniversite.

♦ Kürtlerin ve âlimlerinin geleceklerini güvence altına alma.

♦ İşbölümünü esas alan bir eğitimin verilmesi ve her bölümde uzmanların yetişmesinin sağlanması 

♦ Bireysel eğitimi kaldırıp modern sınıf sistemine geçilmesiyle eğitimin halka inmesi.

♦ Medresetüzzehra, medrese, mektep ve zaviye’nin ayrı ayrı yetiştirdiği talebeleri tek çatı altında akıl, kalb ve vicdanın birlikteliği ile yetiştireceği erdemli nesil ile İslam’a hizmet etmesinin sağlanması

♦ Maarifin Kürdistan’a medrese kapısıyla sokulması.

♦ Hürriyetin güzelliklerini göstererek özgür bireylerin yetiştirilmesi

♦ İslamiyetin, onu paslandıran hikâyelerden, İsrailiyat ve taassuptan kurtarılması

♦ Fen ilimlerinin, medrese talebelerinin nefret edip karşı çıkmayacağı bir yol ile medreselere sokulması

·♦,Ehl-i medrese, ehl-i mekteb, ehl-i tekkenin barışmalarının sağlanması

♦, Medreselerin birleştirilmesi ve ıslah edilmesinin sağlanması

♦ Irkçılığın, Arabistan, Hindistan, İran, Kafkasya, Türkistan ve Kürdistan'daki milletleri, ifsat etmesine mani olunması.

♦ Uhuvveti İslamiyenin gelişmesine katkı sağlanması · Maarifle cehaletin ve ihtilafların ortadan kaldırılması ve milletin terakki sinin sağlanması. (Nursi, 2004; 2006).

Gaye-i hayali olan Medresetüzzehra’yı gerçekleştirmek için Üstad hazretleri İstanbul’a gider. Sultan Abdülhamid’le görüşmek ister fakat görüştürülmez. Dilekçeyle başvurur kendisine sus payı olarak maaş teklif edilir. Girişiminde muvaffak olamayan Bediüzzaman hazretleri soluğu tımarhane ve hapishanede alır. (Nursi, 2006).

 Üstad hazretlerinin Medresetüzzehra’yı kurmak için girişimleri devam eder. Girişimlerini Doğu Üniversitesi hakkında tahrifçi bir gazeteye cevap başlıklı mektubunda şöyle anlatır. Üstadımız İttihatçılara muhalif olduğu halde onlar ve Sultan Reşad, bu Darülfünunun inşası için 19 bin altın tahsis etmiş, Van'da Üstad hazretleri temellerini atmıştı. Fakat Harb-i Umumînin vukuuyla geri kalmıştı. Sonra devr-i Cumhuriyetin iptidasında üstadımız Said Nursî'nin Ankara'da Meclis-i Meb'usana istenilmesiyle, Üstadımız tekrar teşebbüse geçmişti. Orada Üstadımız o zamanın idaresine tam muhalif ve siyaseti bütün bütün terk ettiği ve bazı cihetle de muhalif olduğunu ve "Dünyanıza karışmayacağım" dediği ve hattâ Mustafa Kemal'e "Namaz kılmayan haindir" dediği ve onun teklif ettiği büyük servet, maaş, şark vaiz-i umumîliği gibi büyük tekliflerini kabul etmediği halde, Şark Darülfünununun tesisi için 150 bin banknotun 200 mebustan 163 mebusun imzası ve Mustafa Kemal'in tasdikiyle verilmesine karar verilmişti. (Nursi, 2006).

Ancak üstad hazretleri dönemin yöneticileriyle uyuşamaması, medreselerin kapatılması gibi nedenlerden dolayı Cumhuriyet dönemindeki girişiminde de Medresetüzzehra’nın maddi suretinin tesisine muvaffak olamaz.

Ancak Yeni Said döneminde maddi surette olmasa da Isparta, Kastamonu, Afyon ve diğer yerler birer manevi Medresetüzzehra olmuşlardır. Üstad hazretlerinin 55 yıllık gaye-i hayali olan Medresetüzzehra her ne kadar manen Risale-i Nur olarak tecessüm etmişse de maddi suretini üstad hazretleri arzulamış ve istikbalde Risale-i Nur şakirdleri o âli hakikatin maddî suretini de tesis etmeye muvaffak olacaklarını müjdelemiştir. (Nursi, 2006).

Üstad hazretleri Medresetüzzehra’yı Camiül- Ezher üslubunda ve Camiül-Ezher’in kızkardeşi olan Medresetü’z-Zehrâ namıyla darülfünunu mutazammın ifadesiyle ilk orta ve yüksek öğretimden oluşan 3 kademeli bir yapıya sahiptir.  Derbent Dem üniversite olmayıp Medresetüzzehra’nın kademeli yapısında yer alan bir özel eğitim kurumudur. 

 Amasya Okuma Hizmetlerine bağlı Hayat Rehberim Derneği çatısı altındaki Derbent Dem, Üstad hazretlerinin müjdelediği Medresetüzzehra’nın maddi suretini almış Türkiye Cumhuriyeti’nin ender kurumlarından biri. İlköğretim 8. sınıf, Açıköğretim lisesi ve üniversiteye hazırlık öğrencilerine hizmet veren bir kurumdur.  Hem din hem fen ilimlerinin birlikte okutulduğu bir değerler eğitim merkezidir.

Derbent Değerler Eğitim Merkezi misyonlarını şu şekilde belirlemiştir.

Kendilerine emanet edilen okuyucuları(talebeleri) çok dilli, çok kültürlü dünya’da kendi öz değerlerine sahip çıkan,  hem açık fikirli müstakim ilim adamı, hem manevi ilimlerle techiz edilmiş şuurlu fertler olarak hayata hazırlamak, başta ülkemiz olarak, tüm dünyaya okuma ve okutma faaliyetlerinde öncü ve destek olmaktır.

Derbent Değerler Eğitim Merkezi, İnsanın akıl kalp ruh dünyasını uzun süren araştırmalar sonucunda keşfetmiş ve insani yaşama uygun eğitim modelini esas alan bir kurum olup eğitim felsefesini” Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder.” Üstad hazretlerinin bu veciz ifadesi üzerine bina etmiştir.

Derbent Dem bekâr erkek öğrencilere hizmet verip talebelerini okuyucu olarak takdim etmektedir. Her yıl 100 üniversiteye hazırlık, 60 açık lise ve 55 tane de ilköğretim öğrencisi almaktadır. Fizik, kimya, biyoloji, matematik kısacası fen ilimleri dersleri alanında uzman öğretmenler tarafından verilmekte, on kişi tarafından yüzlerce ilmi içeren Kur’an’ın bu asra yönelik dersi olan Risale-i Nur ve diğer dini ilimler dersleri verilmektedir.  Derbent Değerler Eğitim Merkezinde kalan her bir öğrenci günlük 40 ya da 50 dakika Risale-i Nur okumakta ve haftanın bir günü tüm öğrencilere yönelik Risale-i Nur’dan ders yapılmaktadır. Derbent Değerler Eğitim Merkezinden 2010–2011 döneminde 23 ilden öğrenci faydalanırken, 2011–2012 döneminde faydalanan il sayısı 34 e çıkmıştır ve hedefleri bu hizmeti bütün yurda mal etmektir.

Derbent DEM öğrenme esaslarını şu şekilde belirlemiştir.

BILİMSEL REHBERLİK BİRİMİ:

Okuyucuların her bilime ait mevcut bilgi birikimi ve psikolojik yaklaşımı analiz edilir.
Alanında uzman rehberlerin katkılarıyla okuyucuya doğru hedef tespiti yapılır.
Okuyucu için tespit edilen hedeflere ulaşmada izlenecek stratejik adımlar belirlenir.
Her insan farklı bir âlemdir. DERBENT DEM’de bütün farklılıkları kapsayacak şekilde okuyucunun mevcut bilgi birikimine göre çalışma modelleri sunulur.
Muvaffakıyet istikrarlı çalışma ve ciddi bir kontrol ile ulaşılır:
OKUYUCU TAKİP SİSTEMİ (OTS)


MANEVİ REHBERLİK BİRİMİ:

Manevi rehberlik birimi “yaşamak için öğrenmek” düsturundan yola çıkan gönüllü uzmanlar tarafından gençlerin ruh dünyasındaki ince noktalara kadar nüfuz ederek birlikte öğrenme, birlikte yaşama felsefesiyle ruh dünyasında aydınlık ufuklar açar. Gayeleri DERBENT DEM olarak maddenin içindeki manayı görmektir. Cesedin ruh ile ayakta kalabileceğinin farkında olmak. İman-ı tahkiki kazanmaya çalışmak. Kendi benliğinin varoluş sebebinin idrakinde olabilmektir.

Okuyucularının iki cihan saadeti için şu değerlerin kazandırılmasına gayret göstermeyi kendisine düstur ittihaz eder.

İslamiyet şuuru
İnsanlık şuuru
Hayat rehberliği
Hüsn-ü misal olma
Sabır
Aile saygısı
Tevekkül
Kendine güvenme
Metanet
Uhuvvet
Kararlılık
Şevk ve gayret


ÜNİVERSİTE SINAVI REHBERLİK BİRİMİ:

Üniversite hazırlık dönemi, okuyucuların hayatındaki en önemli köşe taşlarından biridir. Bu dönemde okuyucuların karşılaşacakları sınav kaygısı, deneme sonuçlarına göre değişen ruh dünyası, konuları bitirmede kararsızlık, düzgün bir çalışma temposunu yakalayamamaktan meydana gelen istikrarsızlık, motivasyon eksikliğinden dolayı oluşan dikkat dağınıklığı, bilimsel bir alt yapının olmadığından kaynaklanan kendine güven eksikliği gibi görünüşte dezavantaj gibi olan bu kavramlar, sınav rehberliği biriminin samimi çalışmaları ile avantaja dönüştürülür.(1)

SONUÇ

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, cehalet, zaruret ve ihtilaf düşmanlarına karşı en büyük silahı ve çözümü marifette görür. Marifet reçetesinin mücessemleşmiş hali Medresetüzzehra’dır. Medresetüzzehra’yı kurmak için Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında çeşitli girişimlerde bulunur; ancak muvaffak olamaz. Üstad hazretlerinin 55 yıllık gaye-i hayali olan Medresetüzzehra her ne kadar manen Risale-i Nur olarak tecessüm etmişse de maddi suretini üstad hazretleri arzulamış ve istikbalde Risale-i Nur şakirdleri o âli hakikatin maddî suretini de tesis etmeye muvaffak olacaklarını müjdelemiştir.

Hayat Rehberim Derneği çatısı altındaki Derbent Değerler Eğitimi Merkezi Üstad Hazretlerinin müjdelediği Medresetüzzehra’nın maddi suretini almış ilköğretim, açık öğretim lisesi ve üniversiteye hazırlık öğrencilerine hizmet veren bir eğitim kurumu. Derbent Değerler Eğitim Merkezi üniversite olmayıp Medresetüzzehra’nın kademeli yapısında yer alan bir özel eğitim kurumu. Derbent Değerler Eğitimi Merkezi, alanında uzman öğretmenler tarafından maddi ve manevi ilimlerle teçhiz edilmiş talebe yetiştirmeyi misyon edinmiş ve bu yönde çalışmalar yapar. Öğrenme esasları Bilimsel, Manevi ve Üniversite sınavına hazırlık biriminden oluşur. Her yıl Türkiye’nin dört bir tarafından öğrenciler bu güzide eğitim kurumunda öğrenim görmek için gelirler.

KAYNAKLAR

     Nursi, Said.  Emirdağ Lahikası. İstanbul: RNK Neşriyat. 2006

     Nursi, Said. İçtimai Reçeteler İstanbul: Zehra Yayıncılık. 2004

     Nursi, Said. Kastamonu Lahikası. İstanbul: RNK Neşriyat. 2006

     Nursi, Said. Tarihçe-i Hayatı. İstanbul: RNK Neşriyat. 2006

1-http://www.amasyaokumahizmetleri.org/. 25.09.12

Medrsetüzzehra Sempozyumu, Van 12-14 Ekim 2012, Merak Yayınları, Risale Akademi, Bilimsel Etkinlikler Serisi: 8, s. 439-448, Ankara. 

popüler cevapdünya atlası