Bediüzzaman için Kastamonu gibi yerler verimli mekânlardır

Eklenme Tarihi: 21 Nisan 2015 | Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2017

 

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, Kastamonu Lahikası Sempozyumu açış konuşmasında; Barla, Kastamonu gibi yerlerin Bediüzzaman ve Risale-i Nur eserleri için daha verimli mekânlar olduğunun altını çizdi

17-19 Nisan 2015 tarihinde Kastamonu Belediyesi, Kastamonu Üniversitesi, Risale Akademi ve Kastamonu İlim Yayma Cemiyeti tarafından Kastamonu'da gerçekleştirilenKastamonu Lahikası Sempozyumunda açış konuşması yapanKastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, sempozyuma ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aydın konuşmasına şöyle devam etti: “Üniversiteler, cemiyet meselelerine ilmi çözümler sunan, kültürel mirasına katkıda bulunan müesseselerdir. Meselelere milli ve milletlerarası bir bakış açısı getirmek, milli ve milletlerarası konulara bölgenin şartlarını ve değerlerini hesap ederek bakmak, yine üniversitenin vazifeleri arasındadır. Bugün açılışını yaptığımız sempozyum da bu düşünceyle ortaya çıktı. Dönemin âlimleri tarafından zamanın eşsizi Bediüzzaman olarak adlandırılan Üstad Bediüzzaman Said Nursî, Eskişehir hapsinden çıktıktan sonra, 1936 Mart ayında Kastamonu Vilâyetine nefyedilmiştir. Uzun bir müddet polis karakolunda ikamete mecbur edildikten sonra, karakolun tam karşısında, dâimî bir tarassud altında olan bir eve yerleştirilmiştir. Orada, sekiz sene ağır bir istibdad ve göz hapsi altında bir sürgün hayatı geçirmiştir. Fakat o, katiyyen boş durmamış, neşr-i envar-ı Kur'aniyeye gizli olarak devam etmiştir. Bilhassa İnebolu'da çok fedakâr ve faal talebeler yetiştirmiştir. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Kastamonu'da ikamet ettiği 1936-1943 seneleri arasında, Kur'ân nurlarına doğru pervaneler gibi koşan Çaycı Emin, Mehmed Feyzi, Sadık Bey, Hilmi Bey, Araçlı Abdullah Yeğin, Hüseyin Remzi Sönmezgil gibi isimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz hakikat kahramanlarını ve iman, irfan yolcularını yetiştirmiştir. Aynen Isparta talebeleri gibi, şevkle Risale-i Nur'u yazmaya ve etrafa perde altında neşretmeye başlamışlardır. Karadeniz havalisinde de Risale-i Nur eserleri böylece büyük bir rağbet görmeye başlamıştır.

Üstad’ın Kastamonu mekânları verimli mekânlardır, çilesi bol olduğu kadar eseri de boldur. Mardin, Van, Bitlis, İstanbul mekânları hem yetişme, hem telif yıllarıdır. Ama verimlilikte, Barla ile birlikte Kastamonu, Eskişehir, Denizli daha verimli mekânlardır. Büyük eserler buralarda meydana çıkmıştır. Şualar isimli eserin üçten dokuza uzanan Şualarının bir kısmı, özellikle de Ayetü’l-Kübra, burada yazılmıştır. İşte bugün burada hayatından kısaca bahsetmeye çalıştığım Üstadın Kastamonu’da neşrettiği Kastamonu Lahikası her yönüyle 3 gün süresince ele alınacaktır. Ülkemizin değişik üniversite ve vilayetlerinden gelen ilim adamları konuyu enine boyuna tartışacaklardır.” dedi.

Rektör Prof. Dr. Seyit Aydın’a hediyesini Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Mehmet Fırıncı takdim ederken, Rektör Aydın da Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz’e günün anısı ve sempozyuma verdiği destekten dolayı hediye takdim etti.

 

popüler cevapdünya atlası