Adıyaman'da gerçekleştirilen Din Hizmetleri ve İhlas Sempozyumu sona erdi

Eklenme Tarihi: 15 Mart 2015 | Güncelleme Tarihi: 13 Ekim 2019

Adıyaman'da gerçekleştirilen Din Hizmetleri ve İhlas Sempozyumu sona erdi

Serdar Aslan'ın haberi

Adıyaman Valiliği, Adıyaman Belediyesi, Risale Akademi ve Akademik Araştırmalar Vakfı'nın 13-15 Mart 2015 tarihleri arasında düzenlediği Din Hizmetleri ve İhlas Sempozyumu yapılan kapanış oturumu ve sonuç bildirisinin okunmasıyla sona erdi.

Sempozyum boyunca sekiz oturumda tebliğcilerin sunumlarından derlenen düşünceler öne çıkan hususlar ve sonuç bildirileri olmak üzere açıklandı. Yapılan açıklamalar şöyle:


DİN HİZMETLERİ VE İHLÂS SEMPOZYUMUNA SUNULAN TEBLİĞLERDE ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR

Sekiz oturum halinde ve açış konferanslarıyla birlikte icra edilen sempozyumda 31 tebliğ sunulmuştur. Oturumlarda sunulan bu tebliğlerin sonucunda oluşan düşünceler maddeleştirilerek aşağıya alınmıştır.

1. Dinlerde Yaratıcıya ibadetle insanlığın kemali amaçlandığından ihlas esası sürekli öne çıkarılmıştır.

2. İnsanın dünyaya, topluma ve kendisine bakışının ihlas ile anlam kazandığı vurgulanmıştır.

3. İhlassızlık, Allah ve dünya ile olan ilişkilerimizi tahrip ettiğinden toplumsal çürümenin de önemli bir sebebidir. Yeryüzünün halifesi olarak yaratılan insanın görevini unutmasının adı ihlassızlık olarak tanımlanmıştır.

4. İnsan gücünü ihlas ve haktan alır. Diğer bir ifadeyle ihlas, kendisi ile Allah arasındaki sınırların doğru tayin edilmesinden doğar.

5. İhlaslı olmanın belirtisi Allah’ın dışında hiç kimseden karşılık beklememektir.

6. İhlas kalbin işi, fıtratın gereğidir. İhlâsla irtibat kuramadığımızda fıtrata ters düşmüş oluruz.

7. Sadece Allah’a açık duran vicdandaki acz ve fakr pencereleri ancak ihlasla açık kalır.

8. Diyanet işleri başkanlığımız ülke içinde ve dışında soydaşlarımızın, dindaşlarımızın ve insanlığın duyduğu din hizmeti beklentilerini karşılamak için gayret göstermektedir.

9. Hak ve hakikatin galip gelmesi ve adaletin ikamesi için ihlasın gerekli olduğu vurgusu yapılmıştır.

10. Şehvetin, şöhretin hegemonyacı baskılarının etkisinden kurtularak insanlara karşılıksız yardım yapabilmenin yöntemi ihlastan başkası değildir.

11. İhlasın çocukluktan itibaren her kademede öğretilmesi gerekir. Bunun için de olayların, olguların ve nimetlerin arkasındaki gerçek sahibin Allah olduğu fikrini yerleştirmek gerekir.

12. Sadece Allah’a itaat ederek kulluk yapmak yerine insanlara boyun bükmek, dünyaya aşırı meylederek ihlaslı bir davranış beklemek mümkün olmadığı gibi sünnetullaha uygun olmayan çalışmalardan da verimli bir sonuç almanın imkanı yoktur.

13. Risale-i Nur Hizmeti farklı yönlerden gelen baskılara karşı toplumun maneviyatını desteklemiş ve onların Allah ile olan irtibatlarını güçlendirmiştir.

14. İhlası engelleyen duyguların kaynağının ilahlık ve rablik taslamaya meyyal benlik algısı olduğu vurgusu yapılmıştır.

15. Menfaat ve dünyaya aşırı teveccühün olduğu yerde ihlası ikame etmek zorlaşır.

16. İnsanın görme, görünme ve övülme talebinin ihlası engelleyici duyguları teşvik ettiği belirtilmiştir.

17. İhlas sadece kalbi bir duygu değil aynı zamanda kulluğun farklı boyutlarında fiili olarak yansıması gereken bir realitedir. Bu alanlardan birisi iman kardeşliğinin hukukunu yerine getirmektir.

18. Dini gruplar sosyal gruplar gibi fıtridir. Bundan dolayı hiçbir fert mensub olduğu dini gruptan dolayı kınanmamalıdır.

19.Maddi menfaatlerin yanında manevi değerlerimizin unutulması halinde modern dünyada rüzgarın önünde savrulan bir yaprak olacağımız vurgusu yapılmıştır.

20. Toplumumuzda eleştirinin yıpratma yerine yapıcı olması ve iyiliğin tesisi için yapılması gerektiği hatırlatıldı.

21. Bediüzzaman’ın, 80 küsür senelik hayatının tamamını iman ve Kur’an hizmetine adamış olması onun muvaffak olmasının ana sebebidir.

22. Maneviyat dünyamızın sultanlarının, İmam-ı Rabbabni, Abdulkadir Geylani, Mevlana Celaleddin, İmam-ı Gazzali Mevlena Halidi Bağdadi, Süleyman Hilmi Tunahan, Mehmet Zahid Kotku, Mamut Ustaosmanoğlu, hassaten, Adıyaman Menzil beldesinde medfun Muhammed Raşid Erol hazretlerinin hizmetleri nazara verildi.

23. İhlas ve samimi bir hayat için maneviyat büyüklerimizin, toplumsal, psikolojik ve dini bunalımlarda rehberliklerinin kaçınılmaz olduğu söylenmiştir.

24. Genel manada toplumsal ve bireysel ilişkilerde gerekli olan ihlas ve samimiyetin, toplumun en küçük birimi olan aile içinde de ısrarla uygulanmasının önemi belirtilmiştir.

25. İnsanın Allah’a ve dine karşı istiğnasından, ihtiyaçsızlığından bahsedilemez. Bundan dolayı din hizmetlerinde asıl olanın ücret talebi değil, Allah’ın rızasını kazanmak olan ihlas olması gerektiği belirtilmiştir.

26. Dünyaya aşırı bağlanmak suretiyle Allah’ın rızası olan ihlasa ulaşmak mümkün değildir. İhlas, imanla amelin kavşak noktasıdır.

 

13-15 Mart tarihleri arasında yapılan “Din Hizmetleri ve İhlâs Sempozyumu”
Sonuç Bildirisi

1. Allah katında din İslam’dır. İslam, Allah’ın emir ve nehiyleridir. İhlas da dinin Allah’a has kılınmasıdır.

2. Din, herkese bakar; tahsis kabul etmez derecede ilahidir. Kudsiyetinin kaynağı da budur.

3. Sade insanı dini emirlere uymaya götüren, onu ahlak haline getirmesini sağlayan unsur kaynaktaki kudsiyettir. Bu kudsiyet ancak ihlasla korunabilir.

4. Din hizmetleri, insanın duygularını istikamet üzre davranışa dönüştürüp hayır üzerinde sabit kılmayı amaçlar. Bu ancak ihlas mecrasında gerçekleşebilir.

5. Dini hizmetlerin ruhu ihlastır. İhlas, her amelimize O’nun adıyla başlamak ve O’nun rızasını gözeterek sonuca bağlamaktır. Her şeyi O’ndan bilmek, O’ndan gelene rıza göstermektir.

6. İhlas, neticeye rıza, vesileye dua olarak bakabilmektir.

7. İhlas, Allah ile aramızdaki sırlı bağdır ve nübüvvet nuruyla insibağdır.

8. Din hizmeti veren resmi ve sivil kurumlar, sorumluluklarına uygun bir istiğna ile bu hizmetleri sadece Allah için ifa etmelidirler.

9. Din hizmetleri bir kamu hizmeti olarak demokratik bir toplumun asli gereklerinden biridir. Bunun ana mecraı olan Diyanet İşleri Başkanlığı, bu hizmetlerin yerine getirilmesinde, ihlas ilkesinin gereği olarak, özerk olmalıdır.

10. Dini cemaatlerin yasal bir statü üzerinden anayasal güvence ile toplumla muhatap olmalı ve şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine göre yapılanmalıdır, desteklenmelidir.

11. İhlasla ilgili toplumu güçlendirici eğitimler verilmelidir, ihlas seferberliği başlatılmalıdır.

12. Din eğitiminde toplumun ve dünyanın yeni ihtiyaçlarını DİB, YÖK, MEB ve dini cemaatlerle birlikte ortak bir temel eğitim, orta eğitim ve yüksek eğitim programı oluşturulmalıdır. Din eğitiminin örgün ve yaygın eğitim uygulamaları gönüllülük ilkesi üzerinden ve dini cemaatlerin paydaşlığıyla gerçekleştirilmelidir. Sivil kuruluşlar bu programı icra edebilmelidir.

13. Tarihi birikim, yönetim ve hizmet kapasitesi ile İslam dinine hizmet etme isteği güçlü olan bu toplumda, dini hizmetlerin kurumsal temsil ve paydaşları olan mektep, medrese ve tekke fonksiyonlarının birlikte, bütünsel bir disiplin ile birbirini besleyen ve ilham kaynağı olan bileşenler olarak etkin hale getirilmesi ve buna dayalı yasal bir statünün oluşturulması ertelenemez bir ihtiyaçtır.

14. Birey, aile, toplum ve yönetim bazında din hizmetlerinin kalbi,ruhi,akli,vicdani ve insani boyutları ile hayat boyu öğrenme yaşama ve geliştirme aşamalarında çocuk,gençlik,yetişkin ve yaşlılık süreçlerine uygun hedef kitle tasarımı ile planlanmalı ve teşvik edilmelidir.

15. Din hizmetlerinin, istisnai bir görev ve sorumluluk isteyen samimiyet ve ihlasın yanı sıra ihlasın gereği olan istiğna, ihtisas ve itina ile ifa edilebilmesi için tevhid esaslı, tefekkür ve taallümü önceleyen bir medeniyet tasavvuruna zemin oluşturmalıdır.

16. Gelecek yıl “Tasavvuf ve Tefekkür Sempozyumu” düzenlenmesi hedeflenmektedir.

popüler cevapdünya atlası